<h1> DayDay </h1> SİTEMDE ÇIKAN REKLAMLARIN HİÇBİRİ BANA AİT DEĞİLDİR
   
 
  Atasözleri ve Deyimler
 
KALIPLAŞMIŞ SÖZLER
 
Atasözü, deyim, özdeyiş, benzetme gibi kalıplaşmış sözcükleri derlerken, işin uzmanı olmayışımdan kaynaklanan gruplama hataları olabilir, bağışlayacağınızı umarım. Atasözleri ve deyimleri guruplarken, büyük dilci Ömer Asım Aksoy'un 1995 yılında yayınlanan Atasözleri ve Deyimler sözlüğünde yer almayanları ya da söyleniş farklılığı olanları ilçemizin kültür değerleri olarak değerlendirdim. Atasözlerindeki farklılığı parantez içinde gösterdim. Diğerlerindeki italik yazılar anlamların anlaşılmasına yöneliktir. Yöresel olanlar elbette bu yazılanlarla sınırlı olmayabilir, yazılanlarda hata da olabilir. Hoşgörünüze sığınırım.
 
ATASÖZLERİ(1)
 
Adamın kötüsü eşeği, kadının kötüsü bebeği döver.
Ağlayanın malı gülene yaramaz. (Ağlayanın malı gülene hayır etmez.)
Analı kız, kınalı kız. (Analı kuzu, kınalı kuzu.)
Ayağını sıcak, başını serin tutacaksın.
Az aşım kavgasız başım. (Azıcık aşım, kaygısız başım.)
Baş başa bağlı, baş daşa bağlı. (Baş başa bağlı, baş da şeriata.)
Bir ağacın dibinde bin koyun eğlenir. (Bir ağacın gölgesinde bir sürü yatar.)
Boğazda bostan bitmez.
Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.
Dağ dağa küsmüşte tavşanın haberi olmamış.
Damdan giden bulunur da evden giden bulunmaz.
Diktiğin tutmalı, ektiğin bitmeli.
Ekmek benimse karın senin.
Ekmeksiz eve misafir gelirmiş.
Elin ipi ile kuyuya inilmez.
Eski çamlar bardak oldu.
Eşek çamura battı mı sahibinden kuvvetli kimse olmaz. (Eşek çamura batarsa kurtarmak için sahibinden gayretli kimse olmaz.)
Et tırnaktan vazgeçmez.
Evini süpürmezsen misafir gelir, kendini pak tutmazsan ölüm gelir.
Fakirin karnından kırk tane kırk sene çıkmış. (Fakir sorunlarının çözümünü hep erteler)
Gören göz kılavuz istemez. (Görünen köy kılavuz istemez.)
İnsan oğlunun eti yenmez, gönü giyilmez. (İnsanın eti yenmez, derisi giyilmez.)
Kancık köpek kuyruk sallamasa, erkek köpek peşinden gitmez.
Kavgada yumruk aranmaz. (Kavgada yumruk sayılmaz.)
Kavaktan odun olmaz, çingene kızı kadın olmaz.
Kendi köyünün tavuğu yabanın kazından iyidir.
Kıçı yere yakın adamdan korkacaksın.
Kızını sahip çıkmazsan ya davulcuya varır ya zurnacıya. (Kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya varır ya zurnacıya.)
Köy köy üstüne olmuşta, ev ev üstüne olmamış.
Misafirin şaşkını ev sahibini buyur edermiş. (Şaşkın misafir ev sahibini ağırlar.)
 
 
DEYİMLER(2)
Aç köpek fırın damı yıkar. (Aç insandan korkulur)
Altı okka pekmez yerinden kalkmaz. Tembeller için söylenir.
Başında bin tülbent eskisin. Uzun ömür dileme.
Bela geliyorum demez. Tedbirli olmak gerekir. 
Bin koyun ağası gibi kaykılmak. Dertsiz tasasız keyifle oturmak.
Büyüğe koydum dolmadı, küçüğe koydum almadı. Çaresizliği belirtir.
Civcivi güzün sayarlar. Sen işin sonucuna bak.
Eli çakır. Hırsızlık yapan kişiye denir. -Onun eli çakır.
Eli uzun. Hırsızlık yapan kişiye denir.
Eskisi küllü olsun. Elbiseni iyi günlerde giy.
Gök görmedik. Görgüsüz.
Güvendiğim dallar elime geldi. Umudun boşa çıkmasını belirtir.
Hevesim kursağımda kaldı.
Hakkında ayet mi var ? Olsa da olur olmasa da.
Hoşafın suyu çıktı. (Hoşafın yağı kesildi.) Bu işin tadı kaçtı.
Kadem olsun. Hayırlı, uğurlu olsun.
Kanını iliğini emmek. Karşısındakini sömürmek.
Kar yerin gübresidir. Karın faydası vurgulanmakta.
Kayış atmak. Fazladan yük bindirmek, zarar vermek.
Köprü olsa basıp geçmemek. (Vaktiyle iyilik etmiş olana saygısızlık edilmez)
Kör beygire hamut geçirir gibi. Ansızın birine yük bindirme. 
Köküne su salmak. Hepsini bitirmek.
Köy danası köyde öküz olmaz. (Dana gibi davranır, öküz gibi iş görmez)
Kulağı sak. Kulağı delik.
Mum kalmak. Beğenmediği kimseye muhtaç kalmak.
Olacak oğlak bokundan bellidir. İş yapacak çocuk küçüklüğünden bellidir. 
Sığır gibi yemek. Doyduğunu bilmemek
Sıksa suyunu çıkarır. Gücü kuvveti yerinde, ama tembel.
Tahtalı köye boylamak. Öbür dünyaya göçmek.
Yağdı gürledi. Atıp savurmak.
Yağmasan da gürle. Gönül almasını bil.
Yavı yavı konuşma. Abuk sabuk, anlamsız konuşma.
Zıkkımın kökünü ye. Yemek konusunda; açgözlüler, sabırsızlar için söylenir.
 
 
 
ÖZDEYİŞLER(3)
 
Acır yerin başka, açıkan yerin başka. Yaslı günde de olsa aç durulmaz.
Aç durulmaz , boşta durulmaz. Yaslı günde de; aç durulmaz , boş da durulmaz.
Ağalara dert, bekarlara yat günü. bekar: ağa yanında aylıkla çalışan işçi.
Allah aklımı alacağına canımı alsın.
Allah tekrarını göstersin.
Allah bereketini artırsın.
Altın eşiklinin gümüş eşikliğe haceti düşer.
Aşta bitmez, işte bitmez.
Aval aval bakma.
Bu işin cılkı çıktı.
Ceketini yazın yanına alda, kışın istersen alma.
Diktiği giyilmez, pişirdiği yenilmez. Beceriksiz kadınlar için söylenir.
Eksik etekli, kına ayaklı kadın gecenin bu saatinde nasıl gelecek.
Eşek öldüren güneş.
Et ye su iç bal olsun, bal ye su iç yal olsun.
Geç kalmış desinler, geçmiş olsun demesinler.
Gevrek gevrek gülmek.
Goca kızın sonu gelin, goca kadının sonu ölüm.
Göz var izan var. Belli, apaçık.
Ilıya ılıya yaz, soğuya soğuya kış gelir.
Kalbur kadar evin, gözer kadar işi olur.
Kavga bebekten köpekten çıkar.
Kös kös geliyor. Yavaş yavaş geliyor.
Lom lom konuşma.
Mal çarşıya gelir ama, can gelmez.
Sağır insanla, topal eşekle yola gitme.
Su gibi ömrün olsun, düğünün güzün olsun.
Oğlan traşınan, kız saçınan güzel olur.
Ölmüşlerinin ruhuna değsin.
Ölüm ani dünya fani
Topala yol, kekece laf yetmez. 
Yazın taşa, kışın yaşa oturma.
Yemekten sonra ya kırk adım atmalı, ya da sırt üstü yatmalı.
Yemedim yedirdim, içmedim içirdim.
Yemekte yumakta biter mi.
 
BENZETMELER
 
içirik gibi................................... çok kirli
buzağı yalamış gibi................... saçını ıslatıp yatırarak tarayan kişi
çotuk gibi ................................. kısa şişman kişi
çıra gibi .................................... kırmızı yüzlü sağlıklı kişi
fıçı gibi....................................... sağlıklı, yapılı kişi
gabcık gibi ................................ ince zayıf
gavut gibi ................................. tatsız tuzsuz
gıyamet gibi ............................. pek çok, çok fazla
kayış gibi .................................. zayıf bakımsız
saman gibi ................................yavan tatsız, tuzsuz
saman çuvalı gibi....................... şişman ama güçsüz kişi
sergi gibi .................................. çokluk içerir
suyu sağılmış değirmen gibi...... kimse kalmamış, kimseler yok
tavşan pisliği gibi ..................... sırnaşık kişi, akmaz kokmaz
İmamın abdest suyu gibi .......... tatsız tuzsuz
sırım gibi ................................... çevik atletik yapılı
yal gibi ...................................... tatsız tuzsuz
zibil gibi .................................... çokluk içerir
 
 
DİĞER SÖZCÜK ÖBEKLERİ
 
Yukarıdaki gruplamalar dışında kalan, bir ya da birkaç sözcükten oluşan kalıplaşmış bazı sözcük öbeklerinin yöresel söyleniş şekli ve anlamlarını burada bulacaksınız. Bunlardan bazılarını diğer guruplara yerleştirmek olasıdır. Örneğin; bazılarını deyim bazılarını özdeyiş, bazılarını da pekiştirme olarak düşünebiliriz.
 
artık gına getirdin........................ artık usandırdın
bed bed konuşma........................ kötü kötü konuşma
beriberi gelme............................. üstüme üstüme gelme
buldu da bunuyor........................ bulduğunu beğenmeme
car car bağırmak......................... sürekli birine seslenmek
cartayı çekmek............................ kestirip atmak
cav cav konuşma........................ sürekli konuşma
cımbıldaklık etmek....................... kaypaklık etmek
cımık cımık................................... parça parça
cincombalak gitmek.................... yerde takla atmak
çöz çöz gelmek........................... birlikte değil, üçer beşer gelmek
denkgelegalmak......................... raslantı sonucu karşılaşmak
dingabak gitmek......................... kafa üstüne düşmek
don kesti.................................... güzün ekilen buğdayın çürümesi
düşe yazmak.............................. düşmeye ramak kalmak
en vurmak.................................. oğlak ve kuzuların kulaklarını keserek işaret koymak
eski yıkama................................ çamaşır yıkama
et toprak.................................... kumsuz, kilsiz, humuslu toprak
feldir feldir dönmek.................... etrafında feldir feldir dönüyor
fingir fingir.................................. oynak
galdır gavşak............................. yıpranmış
ganyukarı yatma........................ sırt üstü yatmak
garagasbenek............................ zorla
garnı almamak........................... kıskanmak
garnı yanmak............................. şüphelenip üzülmek
garnı genişlemek....................... üzüntünün azalması
garnına atmak........................... söylemek istediği şeyi söylemeyip içinde tutmak
gıdım gıdım................................ ağır ağır, azar azar
gıdıgıdına yetmek...................... zar zor yetmek
gıdıl gıdıl gıdıldama.................... usul usul hareket etme
gıdırayla vermek........................ az vermek
gıran geldi..................................tavuklara gıran girdi, hepsi öldü
gidem bari..................................yapacak başka bir şey yok gidelim artık
gorklak tavuk............................ kuluçkadaki tavuk
goğ satmak.............................. dedikodusunu yapmak
gostak gostak yürüme.............. havalı yürüme
gozur gozur gezme................... havalı gezme
göğnü dönmek.......................... midesi bulanmak
gönen yapma............................ ekilecek tarlayı sulayıp tavlandırma
guşluk vakti............................... sabahla öğle arası
gücü gurumak........................... üzülmek
güdü parası............................... çoban parası
habar atmamak......................... konuşmamak , küsmek
haşat olmak.............................. çok yorulmak
hava girenli............................... hava yağmurlu
holdur holdur............................ bol, geniş olan
hora geçti................................. işe yaradı
ılgıt ılgıt esiyor.......................... rüzgar yavaş yavaş esiyor
içine dammak........................... sezinlemek
ifil ifil......................................... hafif hafif, -rüzgar ifil ifil esiyor
ilikmeç atma............................. ipi kement şeklinde bağlama
inil inil...................................... arkası kesilmeyen çokluk
ipil ipil....................................... parça parça, -üstü başı ipil ipil
ipil ipil esiyor............................ rüzgarın hafiften esmesi
ivil ivil....................................... yavaş yavaş, inceden inceye
kabak çıktı................................ karpuzun ham çıkması
kelek çıktı................................. olmamış ham kavun
kelez yer.................................. verimsiz yer
keşir gibi olmak........................ havuç gibi kızarmak
kıbış kıbış................................. kıbış kıbış geliyor
kımıl kımıl etmek....................... yavaş yavaş, ağır ağır hareket etmek
kis toprak................................. çorak verimsiz toprak
kulağı tözü............................... kulağının arkası
kuzluk vakti.............................. seher vakti
laf gavutlamak......................... lafı değiştirmek
manha bulmak........................ ayıplamak
melmel bakma.......................  avanak avanak bakma
nadim olmak.........................   pişman olmak
oluk oluk................................. oluk oluk geliyor(lar)
ordubozanlık etmek................ verilen sözden caymak
orum orum.............................. havalı, mağrur
öbül öbül gelmek..................... ninem öbül öbül geliyor
öbür taraf................................ diğer taraf
ödü kopmak............................ çok korkmak
pılı pırtı.................................... yatak yorgan eşya
paldır küldür............................ palas pandıras
pıyır pıyır giyinmek................... çabuk çabuk giyinmek
sentil savuş dolaşmak............. sallana sallana dolaşmak
sepelleş olmak........................ musallat olmak
sıyır sıyır.................................. peş peşe, kolaylıkla
şeytan arabası........................ bisiklet
şipir şipir................................. dakik ve düzgün
tekeye gelmek......................... keçinin çiftleşme arzusu göstermesi
tebelleş olmak......................... takıntı olmak
tepeli toygar............................ bir çeşit kuş
toygar çorbası......................... bir çorba çeşidi
uyvaşık uyvaşık yürümek........ gönülsüz yürümek
vıdı vıdı etmek......................... gevezelik etmek
yalap diye gelmek................... çok çabuk gelmek
yalap yalap............................. parıl parıl, ışıl ışıl
yalap şalap yapmak................ baştan savma, üstünkörü yapmak
yavan kalmak......................... sütsüz yoğurtsuz kalmak
yelbir yelbir gezmek............... aylak aylak gezmek
yelep yelep gelmek................ estire estire gelmek
yere kapaklanmak................. yüzüstü düşmek
yıkıp yemirmek....................... ortalığı dağıtmak
yoz davar............................... erkek ve kısırlardan oluşan davar sürüsü
zaldır zuldur gezmek.............. işsiz güçsüz amaçsız gezmek
zangır zangır titremek............ çok üşümek
zıddına zıddına gitmek............ inatlaşmak
zıvanadan çıkmak................... çok öfkelenmek
zifiri karanlık........................... kapkaranlık
zöldür zöldür gezmek............. işsiz güçsüz amaçsız gezmek
 
 
KONUŞMA 
 
  A
aba                               abla
abarın*                         hayret ve şaşma
acar                              besili
acık                              azıcık
afacafa*                       zar zor
afallamak                     şaşırıp kalmak
aga                               abi
ağnanmak                    hayvanların debelenmesi
alaf alaf *                     alev alev
alad alad                      acele acele
aladın ne*                    acelen ne
aladlamak                    acele etmek
alager                           yarı ham yarı olgun
alma*                           elma
amel                             ishal
andaval                        ahmak
andut                           anadut
annaç*                         karşı yaka
apdestlik                      lavoba
apış arası*                    kasık arası - iki bacak arası
apıştı kaldı*                 şaştı kaldı
apıldamak*                  çocuğun yerde emekleyerek yürümesi
ark                                su yolu
ava*                             kocanın erkek kardeşi
avarı                             sebze
avı                                zehir,  -İnsan avı olsa içer.
avırşak*                       iğin alt kısmına takılan yuvarlak ağırlık
avız (ağız)                    ilk sütten yapılan ve pekmezle yenen yoğurt
avla*                            çit
ayakyolu                      tuvalet, hela
ayınga*                        kaçak tütün
aze*                             kibrit
azırganmak                  payına razı olmamak
 
B                                  
badılcan*                     patlıcan
badak                           hayvanların iğdiş edileni
bağrım                          göğsüm
bağırdak*                     beşikte kullanılan ip, beşik bağı.
bakıldak*                     küçükbaş hayvan pisliği
banmak*                      tatmak
basıra                           bostan (kavun-karpuz) hastalığı
bardak*                        çamdan yapılan su kabı
bari                               peki, -gidem bari (tamam gidelim)
baynımak*                   gelişmek, büyümek
bayem                          badem
bekar*                          aylıkla çalışan yatılı işçi
bencileyin                    bana göre
benildemek                  uykuda iken korkmak
bıgımık                         azıcık. -bıgımık verdi
bıldır sene                    geçen sene
bıdırdamak                  fısıltı halinde konuşmak
bıngıldak*                    altı aylık bebeğin kafası üstündeki yumuşak doku
bırakma                        keçinin döl atması, -Kara keçi bıraktı.
bızlamak*                    ineğin doğurması, -İnek bızladı.
biki                               biraz, birkaç
bicik*                           biricik, -Bicik yavrum.
bilader                          oğlan kardeş
boduç                           su kabı
bosçaotu                      koyun-keçi tedavisinde kullanılan bir çeşit ot
bostan                          kavun - karpuz ekili tarla
boylu                            hamile, -Boylu kadın.
bozbaş                          çoban kavurma
böğrüm                        karın boşluğunun yan tarafı
böttürmek                    haşlamak
bun                               sıkıntı, -Hava bunlu.
bungun                         sıkıntılı, -Hava bungun.
buruk*                         dargın kişi
buruş*                          hoşaflık erik kurusu
buva*                           baba
bük                               sulu tarım alanı
büllemek                      örtmek
 
C                                  
camız                           manda
canavar*                      kurt
carcur*                         fermuar
cenabet                        pis, yıkanmamış (insanlar için)
cıbıl                              1- fakir, yoksul  2- tüyü dökülmüş
cımbıldak                     oynak, sözünde durmayan
cımbıldatmak               sallamak, çalkalamak
cibire*                          sıkılmış üzüm posası
cicik                             ekinler ciciklendi, bir karış oldu.
cidavı                           aksi kişi
cilli                               hepten, hepsi
cimcik                          fiyonk makarna
cindoruk                      en üst nokta
cingan*                        çingene
coruk                            hindi
curu                              sulu, katı olmayan
curutmak                      sulandırmak
cozutmak                     tadını kaçırmak
 
Ç                                  
çal                                taşlık ve ormanlık tepe
çapıt                             bez parçası
çar                                gelinin başına örtülen örtü
çariğne                         çatal iğne
çepiş*                           6 ay 1 yaş arasındaki oğlak
çekelez*                       sincap
çember*                       tülbent, ev dokuması başa örtülen örtü
çemkirmek                   karşı gelmek, sert yanıt vermek
çemremek                    paçaları sıvamak
çepel                            karışık hububat
çerçi                             köyleri gezen seyyar satıcı
çeyil                             çeyilli tarla, taşlı tarla
çevre                            işlenmiş beyaz mendil
çıkım                            biçilecek arpa yada buğdayın bir uçtan diğer uca kadar olan kısmı
çıkın                             yemek bohçası
çımkı                            ince, kısa sopa
çımkırmak                    karşı gelmek
çımkırtmak                   karşı gelmeye teşvik etmek
çıngı                             kıvılcım, ateş parçası
çırpı                              ince odun dalları
çıvdırmak                     fırlatmak
çıvlamak                      ufalamak, parçalamak
çiğ                                1- çiğ süt, pişmemiş süt, 2- çiğ adam kaba adam, 3- toprağa çiğ düşmesi
çokarmak                     ateşi toplayıp çoğaltmak
çon                               kalça
çonmak                        çökmek
çorak                            verimsiz toprak
çotuk                            eğri büğrü kesik ağaç gövdesi, meşe ağacının kalın kökleri
çöğmek                        uçmak
çömlek*                       toprak güveç
çömşek*                       kabaktan su kabı
çön                               çömel
çönmek*                      başına çullanmak
çöpür*                          kara keçi kılı
çövdürmek*                 işemek
çükündür                     pancar
 
D                                  
dağsalı*                       dağ köylerinden
daklaşmak*                  sataşmak
dammak                       tadına bakmak
dangırdama                  yüksek sesle konuşma
daraba                          evin etrafında tahta parmaklık
dargamak                     etrafını açmak, dağıtmak
davan*                         üzüm asması kazığı
davar*                          keçi sürüsü
datlı                             tatlı
debildemek                  kımıldamak
deneli*                         taneli
deregünü                      pazar günü
devek                           kavun-karpuz-salatalık dalı
dilburan                       çok olmuş kavun
dingil*                         arabanın tekerleklerini birbirine bağlayan demir veya ağaç
dingildek*                   yerinde duramayan tutarsız kişi
dink                             çeltiği pirinç yapan değirmen
direcen                         duvarın yıkılmaması için vurulan direk
dizeme                         ahşap evlerde duvarı kaplayan ağaç çatmalar
dizlik*                          topuklara kadar uzanan paçalı don
dolaman                       patatese benzer bir yumru
dombay                        manda, malak, camız
don                              iç çamaşırı, dizlik
donyağ                         hayvansal yağ
döl                               koyun-keçi yavrusu
dömbek                       tef
döş                              hayvanın göğsü
döşek                           yatak
dumağı                         nezle
duragalmak*                yorulmak
dünür                           (birbirlerine göre) gelin ve damadın ana babalarının her biri
dünürşü                        gelin almaya giden kadın
dürü                             düğün hediyesi
düve*                           doğum yapmamış dişi inek
düvelek                        bir çeşit kavun
 
E                                  
ebcit                             ağaç tekerlekte, çemberle top arasındaki parçalardan her biri
ebe                               nine
ebrimek                        eskimek, yıpranmak
efendire*                     övendire, -ucunda çivi olan değnek, sopa
ekleşmek                      musallat olmak
eletmek                        götürmek, teslim etmek
elti                                evin iki gelininden birinin diğerine seslenişi (erkek kardeşlerin hanımları)
emişik                          süt kardeş
emmi                            amca
emzik                           yalancı meme
eneter*                         (ineter) anahtar
engeme                        set, mani
enseri                           çivi
entire*                          gömlek, mintan
erinmek                        üşenmek
erkeç                            3 yaşındaki kısırlaştırılmış erkek keçi
ernimek                        elbisem ernidi, eskimeye yüz tuttu
erezi*                           asma kilit
erezil*                          rezil
esirik                            küstah ne yaptığını bilmez
esker                            asker
eşelek                           meyvenin yenildikten sonra kalan çekirdekli kısmı
eşme                             su çıkan kaynak yer
etlik                              besilik
evitlemek                     (ivitlemek) ayıklamak
evlek                            dönümün dörtte biri
 
F                                  
farımak                        gücü azalmak
ferma                           av köpeğinin avı bulduğunda havlaması
ferik*                           bir elma çeşidi
fışan                             kar fırtınası
fışkı                              taze ve sulu hayvan pisliği
fışkın*                          ağaç sürgünü
fıydırmak                     fırlatmak
fıymak                         sıvışıp kaçmak
fızlı*                            hızlı
filke                             musluk
fingirdemek                 olur olmaza gülmek
 
G                                  
gabcık                          kabuk
gabışak                         başı açık
gacal*                          yokluğunda aşağılanan erkek kişi
gacım*                         küçük kardeş
gade*                           bardak
gahir*                           tasa
gak*                             hoşaflık meyve kurusu
gakırdak                       kavrulmuş karın yağı
galebet                         hısım, akraba
galik                             bebek ayakkabısı
galle*                           ayva hoşafı
galtak                           yaşlı kişi
gamannanmak              yüzüstü düşmek
gamaşmak                    yediğim ayvadan dişlerim kamaştı
gancık*                        dişi köpek
ganırtma                       laf anlamaz kişi, ayı kişi
ganırtmak                     yamultmak
garagabuk*                  kestane
gardaşlık                      Kardeş derecesinde yakın arkadaşlık 
garez*                          kötülük
gari                               hadi gari gidelim
gargın                           arkta suyun kolay akmayışı, -Arkta su gargın.
gart*                            yaşlı
gavanlamak*                gözetlemek, gözlemek
gavcar                          kuru ardıç kabuğu
gavilleşmek                  sözleşmek
gavut*                          kurutulup elenmiş boz armut kurusu
gavşamak                     her tarafı dökülmüş
gaynata                        kayınbaba
geberesicik*                 beddua
gebeş                            karnı şiş
geçkin*                        hatırı sayılır
gege*                           ucu çengelli sırık
geleyazdı*                   neredeyse geliyordu
geme sıçanı                  büyük tarla faresi
gen                               boz, sürülmemiş tarla
geven*                         kışın yem olarak hayvanlara verilen dikensi yabani bir ot
gever*                          arktan tarlaya su alınan oyuk
gevretmek*                  ekmeği iyice ısıtmak
gıbırdamak*                 yerinden kalkıp hareket etmeğe başlamak
gıcırangaç*                  ağaçtan yapılan bir tür salıngaç
gındıra                         çeltiklerin içindeki bir çeşit ot
gıramper                       küçük krem kutusu
gırgın                           vücudun kırgın olması
gırklık*                        koyun keçi kırkmaya yarayan makas
gırkma                          davarların kırkılması
gırma                            melez
gırnata                          klarnet
gıvı (kıvı)                     ağıldaki gübre
gıygaşık                       aralık, yarı açık, tam değil
gıli                                koyun keçi boku
gil                                 babam gil, -Babam giller geldi.
gobça*                         çuvalın tutacak yeri
gocababam                   babanın abisi
gorçan*                        közlenmek üzere etin ince uzun kesimi
göcen                           tavşan yavrusu
gölez                            bir yaşındaki köpek yavrusu
gölle                             bulgur yapmak için kaynatılan buğday                                                     gönen                           toprağın suyu salması                                                                              göven*                         sığırlara musallat olan sinek
gövermek                     yeşermek,-buğdaylar göverdi
göynek                         iç çamaşırı, dizlere kadar inen atlet
gözer                            kalburun büyüğü
gubarmak                     başkasına güvenip cesaret taslama
gubaşık*                      işte yardımlaşma, -gubaşık gitme, -gubaşık yapma
gunnamak                    kedi  köpek gibi hayvanların doğurması
gudurasıcık                  kudurmak (beddua)
gudümsüz                    uğursuz kişi
gulü                              hindi
gumbil*                        patates
gursak                          mide
gücük                           kısa
güdük                          kısa boylu
güme                            avcı kulübesi
günnükçü                     gündelikçi
güveç                           et yemeği
 
H                                  
habire                           sürekli
hademe*                      hizmetli
hak                               Bir yarım buğdaydan değirmencinin aldığı pay
hakına                          1 yaş 2 yaş arasındaki dişi keçi
hamarat*                      çalışkan
hanertesi                      salı günü
hangünü                       pazartesi
hapazlamak                  avuçlamak
harlamak                      ateşin bir den parlaması
hatıl *                           20-25 cm.lik çivi
hazetmek                     hoşlanmak
herek*                          ağaç üzerindeki üzüm asması
herk                              toprağı sürmek
hışdamamak*               konuşmamak
hışır                              kuvvetli, dayanıklı adam
hıycacık                       küçücük
hingirdemek                 ağlamak, -Hingir hingir ağladı.
hot                               bir çocuk oyunu
hotak                            teşkilat
horsunmak                   boş bulunmak
höşmelim                     bir çeşit tatlı
 
I                                   
ıbrık*                           ibrik
ımmana*                      pek çok
ıngırazlı *                     zayıf cılız, hastalıklı
ırgad                            tarlada çalışan gündelikçi işçi
ırgatlık                         harman zamanı
ırmak *                         çamaşırhane
ıska                              soğan tohumu
ıvga*                            dert, tasa
ıvgasız*                        tasasız, -Ivgasız adam= Tasasız adam
ıvgılanmak                   huzursuzlaşmak
İ                                   
içirik                             yastık içine doldurulan çul çaput
idare                             camsız gaz lambası
iğ*                                ip eğrilirken ip sarılan çubuk
iğdiş                             erkekliği giderilmiş hayvan
iğeşmek                        zıt gitmek
ikileme                         tarlayı ikinci kez sürme
ileçber                         rençper
ilikmen*                       iğin altına konan fincanımsı yuva
ilkyaz                           ilkbahar
immana                        bir sürü, birçok
ingin                             alçak yer
inik (enik)*                  kedi köpek yavrusu
irin                               cerahat
irkmek                          biriktirmek
irkilmek*                      korkmak
işkillenmek                   şüphelenmek
iti                                 tatlı
iryat                             ürün, mahsul
ivecikli                         aceleci
 
K                                  
kakavan                       görgüsüz kişi
kanırmak                      eğip bükmek
karabakal                     serçeden büyük bir kuş
karakavuk                    bir ot
karamık                        bir buğday hastalığı
kav                               çakmak taşıyla vurulduğunda çıngı elde edilen fitil
kavlak                          1- toprak kavlamış, 2- derisi kavlamış
kazan*                         2 yaş 3 yaş arasındaki dişi keçi
kaykılmak*                  sırtını duvara verip yaslanmak
kaylanmak*                 çocukların yamaçtan oturup kaymaları
kazıyacak*                   hamur teknesini kazıyan yassı, ucu keskin demir aygıt
kekeç                           kekeme
kelek                            yetişmemiş kavun
kelem*                         lahana
kelez                            seyrek
kemirge*                      keçilerin yemesi için kışın ormanda kesilen çam, çakırga, ardıç dalı
kepenek                       çoban paltosu
kepir                             gevşek taşlı yer
kerata*                         ayakkabı çekeceği
kerez*                          kiraz
keş                               kurutulmuş ayran topağı
keşir*                           havuç
kez*                             iki tepe arasındaki alçak geçit
kıfı*                             kuytu rüzgar esmeyen yer
kılçan*                         keçi kılından yapılan  yer yaygısı
kımçı                            küçük ve ince değnek
kırma*                          av köpeği
kısık                             iki taşlı tepe arasındaki geçit
kışlak*                         sürüsünü kış mevsiminde otlatmaya başka yere giden
kızkıvrağı*                   yerel dokuma bir bez çeşidi
kızanlamak                   çiftleşmek isteyen dişi köpek
kız kızan                      kız ve erkek gençler
kikirdemek                   gevrek gevrek gülmek
kinneşmek*                  dargınlığın derecesini artırmak
kirkit                            çuval ve kilim dokurken kullanılan ağaçtan yapılma demir dişli aygıt
kirt                               sert, diri, salatalık kirt
koğcu                           laf getirip götüren, dedikodu yapan
kolan*                          semeri eşeğe bağlayan yassı kuşak
koruk*                         olgunlaşmamış üzüm taneleri
kovuk                           delik yer
kös*                             üstünde çamaşır yıkanan kalın tahta kalas
kösülmek                     yorulmak, nefes nefese kalmak
köz                               kızarmış kömür
közlemek                     ateş üzerinde et pişirmek
kurdeşen                      besin zehirlenmesi sonucu vücutta çıkan kabarcıklar
kurna                            pınar ağzındaki oluk
kuz                               kuzey
kuzlacı                         gebe davar
kuzlamak                     davarın doğum yapması
kücü                             bez dokuma tezgahında gerili ipleri indirip çıkaran aygıt
külleme*                      bağlarda bir çeşit üzüm hastalığı
küllük                           çöp dökülen yer
künge                           evin önündeki süpürülecek döküntüler
künk*                           içme suyu borusu
kürtüne*                      kar birikintisi
külüstür*                      eskimiş
 
M                                 
malak*                         manda yavrusu
malkadın                      baykuş
mangır*                        para
mankafa*                     kafası kalın, geç anlayan
masıt*                          kasıtlı, bilerek, -Masıt yaptı.
mayasıl                         hemoroit
mayıs                           büyükbaş hayvanların taze pisliği
mayışmak                     oturduğu yerden kalkmağa üşenip kalma hali
mafir*                          bilerek, isteyerek
mafolmak                     perişan olmak
makat                           1- sedir, 2- anüs
masarıf                         masraf
mazlım                         uysal
meccane*                     bedava, ücretsiz
meram                          arzu, istek
mesel                            masal
met                               10-15 cm uzunluğunda uçları çalık çomak
meymenetsiz                sevimsiz, güdümsüz
mırık                            ufak tefek
mışkırmak*                  darılmak, gücenmek
mil                                selin bıraktığı çamurlu toprak
misir                             mısır
mumbar                        işkembenin kalın bölümü
mundar                        kesim yapılmadan ölen hayvan, kirli, pis
musmul                        ölmeden kesilen hayvan
mücüre                         kilitli çok küçük sandık, çekmece
moruk*                        yaşlı, ihtiyar
motor                           traktör
mozulak*                     çam kozalağı
 
N                                  
nabat*                          nöbet
nabatçı                         köyün sığır çobanı
nacak                           balta
namlu                           1- savrulmuş  buğday  yığını, 2- tüfek namlusu
namazla                        seccade
nene                             nine
noda*                           toprakla örtülü saman yığını
nor                               lor
nüzül                            felç
 
O                                  
okumak                        davet etmek
okuncu                         düğüne davetli kişi
omca*                          eğri büğrü kesik ağaç gövdesi, çotuk
on*                               bol, bereketli, -Bu sene cevizler çok on.
ortakçı                          yarıcı
 
Ö                                  
öbüldemek                   emekler biçimde yürümek
öd                                sarı renkli, acı salgı, safra
ödlek                            korkak
öğürsek                        maşa yerine geçen sopa
öşertmek                      abartmak,  ballandıra ballandıra anlatmak
ötürmek                       hayvanın ishal olma hali
öveç                             1 yaş 2 yaş arası erkek koyun
özelti                            küçük dere yatağı
 
P                                  
pala                              yatak
palaz*                          keklik yavrusu
palazlanmak*               durumun iyileşmesi
para                              bir parça, biraz
parda*                          1- kışın davar için kesilen ardıç-çakırga dalı, 2- çay kenarına bastırılan dal
payın*                          ana arktan ayrılan küçük su yolu
pazı                              bazlama yapmak için açılan hamur topağı
pekemek*                    kapamak, -gelirken payını peke.
pelit*                            meşe palamudu, meşenin meyvesi
perkilme                       ayağın bükülüp incinmesi
peşkir                           havlu
pısmak                         sinmek, saklanmak
pırtı                              giyim eşyası
pislaç*                          toprak saç üzerindeki bazlamayı çevirmeye yarayan tahta kürek
porumcu                       palavracı
poyra                            suyun aktığı yer
pörtlek                         pörtlek gözlü, iri gözlü
pösteki*                       kuzu postu
purç                              ağaçların üstünde asalak olarak yetişen ökse otu
püsülenmek                  oyalanmak
 
R                                  
rahmet                          yağmur
 
S                                  
saç ayağı                      ateş yanarken, tencere altına konan üç ayaklı demir aygıt
sadeyağ                        tereyağı
sagladı                         köpeğin işemesi
sak                               uyanık, uykusu hafif
sakar                            aksi
sakızlık*                       çitlembik ağacı
salak                             ağılın avlusu
salıngaç*                      salıncak
sal*                              sedye
salı                               sefer,-bir salı buğday gitti
salımına                        boşu boşuna
samıt                            somurtkan, konuşmayan
san                               ilk olan meyveler
savak*                          değirmen suyunun boşa akıtıldığı yer
saya*                            ağıl
seç                                harmanda savrulmuş tahıl yığını
seke*                            pencere önündeki sedir
seki                              iki eğimli yer arasında kalan düz yer
selpeş                           serbest
semremek*                   semirmek - büyümek, gelişmek
sentildetmek                sendelemek
sergen                          evlerde tavanlara yakın raf
sergi                             kilim yaygı
seyirtmek                     koşmak
seyis                             1 yaş 2 yaş arasındaki erkek keçi
sığırtmaç                      sığır çobanı
sıma                             yüz şekli, yüz biçimi, -Sıması gözümün önünde.
sınık                             içi boş kof, sınık ceviz, sınık buğday
sınmak                         yılmak, korkmak
sınamak                        denemek
sırçan                           iğden çıkan bükülmüş ip
sırım *                          közlenmek üzere ince dilimlenen et
sırnaşık                         yüzsüz
sibik*                           köşe, kenar, uç, -Tarlanın sibiğini sabah biçelim.
sinirsek*                       nemli, sert, kırılmaz,-bu odun pek sinirsek.
sitil                               süt, yoğurt konan bakraç
soğulmak                     hayvanların sütünün kesilmesi
somun                          yuvarlak fırın ekmeği
somutmak                    asık suratlı olmak
söbe                             yumurta biçiminde yassı biraz uzunca 
söğen                           ardıç kazık
söve*                           kalın sopa
söven                           yere çakılan kazık
sövmek*                      küfretmek
sövelmek                      ayakta durmak,-sövelip durma otur.
söyletmelik                  zifaf gecesi gelini konuşturmak için güvey tarafından verilen para veya ziynet eşyası
sünter                           kırmızı renkli sert bir buğday çeşidi
sürtme                          uçarı kadın için söylenir, -O sürtmenin biri.
 
Ş                                  
şaplak*                         tokat -yüzüne bir şaplatırsam.
şarlak                           çağlayan
şarlamak*                     suyun şarlayarak akması
şarpanlık*                    üzüm pekmezi yapım yeri ve işi
şavkı                            ayın parlaklığı
şavkımak                      parlamak
şayak*                          dokuma pantolon kumaşı
şılgınyağ                      sıvı haşhaş ya da susam yağı
şibit *                           normal yufkadan biraz daha kalın mayasız yufka ekmeği 
şipcik*                         terlik
şişek                             1-2 yaş arasında olan dişi koyun
şirden                           işkembenin peynir mayasında kullanılan kısmı
 
T                                  
taban                          1- tarlada toprağı düzelten merdane, 2- taban tarla, ham tarla, 3- evin tabanı
tabur                            küme, yığın, grup. Gelirken iki tabur keklik gördüm.
takka                           şapka, külah
tal                                öğütülmek üzere hazırlanan hububat
talaz                            kasırga, fırtına
tas*                             su bardağı
tavsımak*                    gevşemek
tefe                              bez dokuma tezgahında sıkıştırma tarağı
temek                          damdaki pencere, ahır penceresi
tezgire                         küçük sepet
tığteber*                      tamamı, hepsi, -Tığ teber çıktı.=Hepsinden oldu.
tıknaz                           kısa boylu
tınaz                             savrulmaya hazır saman yığını
tille                               iki ucu semere bağlı üstüne yük sarılan urgan
tokaç                            ıslak çamaşırları dövmeye yarayan ucu yassı uzun saplı alet
toklu                             6 ay-1 yaş arası erkek ve dişi kuzu
tömsek                         tarlada yüksek yer, sırt
tonç*                            iki tarla arasındaki yüksek yer, sınır çizgisi
top                               köpekler için arpa unundan yapılan yuvarlak top
tosba*                          kaplumbağa
tozak                            dün tozak kar yağdı
tulluk                            bağ kulübesi, kamelya
tulu                              dolu
tuzla                            davarlara tuz verilen taşlık yer
tülü*                            şeftali
 
U                                  
ulama                           ekleme, ilave etme
umursamak                  önem vermek
urba*                            elbise
usamına                        gelişi güzel
usgut                            sakin
 
Ü                                  
üleşmek                        paylaşmak
ünnemek                      çağırmak, seslenmek
ürüklemek                    otlaktaki hayvanı bir yere iple bağlamak, -Eşeği ürükle.
üsset                             derhal, o saat
 
V                                  
varyetli*                       zengin
velesbit                        bisiklet, şeytan arabası
vıcımak                        oyun bozanlık etmek, -Ali gene vıcıdı.
vızırdanmak                 kendi kendine konuşmak
 
Y                                  
yağlık                           peşkir, havlu
yağrım                          sırtım
yal                                inek ve köpekler için sıcak su, arpa ve az tuz karıştırılarak hazırlanan bulamaç
yalak                            köpeğe bulamaç konulan kap
yalabık                         yalabak, parlak cilalı, kaygan
yamak*                        işte yardımlaşmaya gelen
yamalık                        yırtık elbiseye konulan bez parçası
yamızım*                     yan tarafım
yampiri                         yan yan giden
yanaşma                       evde yatılı kalan hizmetkar kız
yantiri                          eğri büğrü
yanır                             eşeğin sırtındaki yara
yaanıtmak                    uzaklaştırmak
yarımla *                      dolusu 12 kg gelen ağaç kasnak
yarma*                         arpanın iri çekilmişi
yarpız                           çeltiklerin içindeki bir tür yaban nanesi, çeltik otu
yarsımak*                    imrenmek, özenmek
yarsetmek*                  yapmaya heveslenmek
yasetmek*                    ağlamak, ölenin yada gidenin(gelin) arkasından ağlamak
yaslaç                           üzerinde bazlama açılan yassı ve yuvarlak kulplu tahta
yaşmak*                      başörtüsünün bağlanış biçimi, (çene altından geçen yazma yanakta  içe konur, çene altından bağlanmaz)
yatak                            1- döşek, 2- çobanın yattığı dam
yavan                           tatsız tuzsuz
yavı*                            ahmak, akılsız, sersem, şaşkın
yavsı                            koyun ve keçilerde görülen bir tür kene
yavşan                          bir tür ot
yavuklu                        sözlü
yaygıcı                         pazar satıcısı
yayılmak                      hayvanların merada otlaması
yayım*                         hayvanları gece merada otlatmak
yaykamak                    suyla yıkamak
yaylak*                        sürüsünü yaz bayırına gidip otlatan
yazma                          baş örtüsü, yemeni
yedek                           1- soba üstündeki su kabı, 2- koyun çanı
yedmek                        bir hayvanı çekip götürmek
yelkinmek                    davranmak
yellenmek*                  gaz yapmak, osurmak
yencecik*                     hafif
yettigari                       yeter artık
yılgın*                          kumsal yerlerde çay kenarlarında yetişen sidiklik denilen ağaç
yiyinti                          hayvanların yiyebileceği insan artığı şeyler
yumak                          yıkamak
yunmak                        yıkanmak
yuka                             ince, zayıf, hafif
yumuşmak                   üşüşmek
yunak*                         çamaşırhane
yunak  yeri*                 buğday yıkanan yer
yuntu*                         ineğe verilen yemek artıklarını içeren bulaşık suyu
yunmak                        yıkanmak
yuvaz                           bir meyve
yülümek                       traş etmek
yüzcek                         şahsen
yüzükoyun                   yüzüstü
 
Z                                  
zabın                            zayıf, fersiz
zangır                           serseri ,aptal, angut
zangırdamak                gürültü etmek
zapırt*                          ani
zaar                              ev köpeği
zartlak*                        olur olmaz yellenen kişi, palavracı
zebella                          iri yarı, korkunç insan
zebil                             çok bol
zelve                            boyunduruğa takılan ağaç çomak
zemheri                        kış ortası, karakış
zerdali                          kayısı
zerdemik*                    dolu ile karışık ilkbahar yağmuru
zerzevat                       sebze
zevzek                          geveze
zıbar*                           geber
zıbarmak                      ölmek
zıbardı                      
 
 
  Toplam 71670 ziyaretçi burdaydı!  
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol