<h1> DayDay </h1> SİTEMDE ÇIKAN REKLAMLARIN HİÇBİRİ BANA AİT DEĞİLDİR
   
 
  Yörüklerde Halk Hekimliği
 

  YÖRÜKLERDE HALK HEKİMLİĞİ, İLAÇLARI
  Yeni dilde Alternatif tıp, eski dilde Kocakarı ilaçları 
  ( Koca karia olarakta hikayelendiriliyor.)


  Tıp çok ilerledi.Önce Doktora gidilmeli, Erken teşhiş, Hayat kurtarır.
  Tedaviyi kolaylaştırır.
  Son pişmanlık fayda vermez. Tedavi hekimden, şifa Allahtandır.
  Akıl, ruh ve beden sağlığı için
  Bilgiler Alıntıdır, Derlemedir, Araştırın.Doktorunuza sorun Danışın..
  Kendi kafanıza göre hareket etmeyin.Telafisi olmayan sonuçlar çıkarır.
  Doktorun verdiği ilaçlarla, Bitki ilaçları, aynı anda zararlı olabilir.   
  Dikkat ediniz.Sorumluluk kabul edilmez.
  Deneyimli kişilerin bitki kitaplarına Bakınız.Her bünye farklıdır.







...KANUNİ SULTAN SÜLEYMANIN SAĞLIK İLE İLGİLİ SÖZÜ... 
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.
Olmaya devlet cihanda bir nefes, sıhhat gibi.
Saltanat dedikleri bir cihan kavgasıdır.
Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi.


 Ey Allah'ın kulları,tedâvi olunuz;
 zira Cenâb-ı hakk, her hastalığın mutlaka bir çaresini (ilacını) yaratmıştır.
 Ancak ihtiyarlık (ve ölüm) denen hastalık hariç ( Keşfül-Hafa)

 Yaşam kısa, bilim uzundur; kriz kısacık, deneyim tehlikeli ve karar zordur...Hipokrat

 Hayat kısadır,sanat uzundur, fırsat kaçıcıdır, deney tehlikelidir, yargılama  zordur.Hipokrat

 Bazen hiçbir şey yapmamak şifalı olandır...Hipokrat
 
 En uç çözümler,en uç hastalıklar için çok uygundur...Hipokrat

 Hastalıklar için iki şeyi alışkanlık haline getir: Yardım et veya en azından zararlı olanı yapma...Hipoktat

 Soğuğa yiğitlik olmaz...Atasözü
 
Yiğitin sermayesi sağlık...Atasözü

Başının sağlığı dünyanın varlığı...Atasözü

Sağlık en büyük devlettir...Atasözü

Yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder. Atasözü

  Az ye, Az konuş, Az uyu, Her şeyde dengeyi muhafaza et.

  Ayağını sıcak, başını serin, gönlünü ferah tut, düşünme derin.

  Peygamber as. sağlığın ve boş vaktin kıymetini iyi bilin buyurmuştur.

  Gençliğin kıymeti bilinse, kocalığın şikayeti az olur...Atasözü

  Temizlik imanın yarısıdır. Etrafınızı temiz tutunuz.
  Sağlık için vucudunuzuda sık yıkayınız.(p.a.s.)

  Seyehate çıkınız, sıhhat bulursunuz. Tebdili mekanda sıhhat bulursunuz.(p.a.s.)

  Oruç tutunuzki sıhhat bulasınız. Allahtan af afiyet isteyiniz.(p.a.s.)

  Ümmetim için en korktuğum şey karın büyüklüğü ve tembelliktir.(p.a.s)

  Tok iken yemek yiyen, mezarını dişiyle kazar...Atasözü

  Yiyecek ve içecek kaplarınızın ağzını açık bırakmayınız.(p.a.s.)

  Mide hastalık yuvasıdır. Diyette baş ilacıdır.Yemede içmede aşırıya gitmemeli.

  Fazla aş, ya karın ağrıtır ya baş.    2. Bilmediğin aş, ya karın ağrıtır yada baş.

  İnsan ayaktan, at tırnaktan kapar. Atasözü

  Lodos kara kor gibi, insana kar gibi dokunur. Atasözü

  Lodos cehennemden, poyraz cennetten gelirmiş. Atasözü

  Azıcık aşım, kaygısız başım

  Akrabalarınız dışındakilerle evleninizki zayıf nesiller meydana getirmeyiniz.

  Hastaları ziyaret ediniz.

  Suyu oturarak üç yudumda içiniz.(p.a.s.)
  Ciğer rahatsızlığı olmasın diye.

  Yaşlı bir teyze, padişahların birine susadığı için bir tas su getirmiş.
  İçinede bir kaç tane saman koymuş.
  Padişah suyu ağır ağır içtikten sonra sormuş kadına, bu samanları neden koyduğunu.
  O da terliyken, vucut kızgın iken soğuk su dokunmasın diye koydum demiş.


  Bağda bahçede içilecek sularınızın ağzını kapatıp gölgede tutunuz.
  Güneşin zararlı ışınları suya geçmesin.

  Dişlerinizi yıkayınız, misvak kullanınız.(p.a.s.)


  Arı düştümü şeker, soktumu sirke. Atasözü
  Sirke ne güzel bir katıktır.Allahım sirkeyi bereketlendir.
  Zira sirke benden önceki peygamberlerin de katığı idi.     
  Sirke bulunan ev, katık sıkıntısı çekmez. (Hz. Muhammed s.a.s) 


  Her kim soğan ve sarımsak yerse (kokusu gidinceye kadar evinde otursun)
  mescidimize yaklaşmasın.
  Eğer yemek isterseniz, pişirerek kokusunu öldürünüz. (Hz. Muhammed s.a.s) 

 Tuz, katıkların büyüklerindendir. (Hz. Muhammed s.a.s) 

  Üzüm yiyiniz, yorgunluğu giderir, sinirleri kuvvetlendirir, öfkeyi durdurur.
  (Hz. Muhammed s.a.s) 
 
  Sizden biriniz, kalbi üzerinde bir ağırlık hissettiği zaman ayva yesin.
  (Hz. Muhammed s.a.s) 
 
  Bal eşsis gıda, kutsal sifa kaynağıdır. atasözü

  Midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de boş bırakıp,
  nefes almaya ayırmalıdır. (Hz.   Muhammed s.a.s)

  Yara sıcağıyla sarılır...Atasözü

  Neren ağrırsa canın orda...Atasözü

  Dert gezmiş, derman beraber gezmiş...Atasözü

  Her işin başı sağlık...Atasözü

  Sağlam kafa, sağlam vucutta bulunur...Atasözü

  Gençliğin kıymeti, ihtiyarlıkta bilinir...Atasözü

  Kes parmağını çık pazara, em (ilaç) buyuran çok olur...Atasözü

  Acı acıyı ( keser) bastırır, su sancıyı...Atasözü

  At'lardanda sağlık için faydalanılmış.

  Açık yaraya kurt düşmez...Atasözü   

  Yediklerimiz ilaçlarımız,  ilaçlarımız yediklerimizdir.

  Yatan hasta ölmez, eceli yeten gelen ölür. Atasözü



Aspirinin ortaya çıkması, kimyager Felix Hoffmann'ın 1897’de saf asetilsalisilik asit (ASA) üretmesiyle mümkün olmuştur. ASA, 
ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan Aspirinin etken maddesidir. Kaynağı ise dünyanın her yerinde yetişen söğüt ağacıdır.



 Hekimsiz, Hakimsiz yerde memlekette oturma...Atasözü

 Dibi görünmeyen tastan,sudan içme... Dibi görünmeyen sudan geçme...Atasözü

 Dağ adamı, hasta eder sağ adamı...Atasözü  (Alışkın olmayana hava çarpar,dokunur)

 Acıkan yanağından, susayan dudağından belli olur...Atasözü

 Açlıktan nefesi kokmak...Deyim.   Ciğerlerini üşüten kişininde nefesi kokar.

 Aç ölmez, benzi sararır...Atasözü

 Yemekten sonra mutlaka yürüyün, velev ki bir metre olsa bile. (Lokman Hekim) 

 Yemekten sonra dinlenmeli veya bin adım atılmalı

 Çok yemek hastalık mayasıdır.

 Çok yeme,sıcak yeme, çok çiğne. İbni sina

 Soğuk su, sıcak aş, diş düşmanı...Atasözü

 En büyük tedavi yemeyi ölçülü yemektir.

 Ağzın, karnından büyük olmasın. Atasözü

 Güneş girmeyen eve, doktor girer. Atasözü

 Et girmeyen eve, dert girer. Atasözü

 İyi olacak hastanın doktor ayağına gelir. Atasözü

 Cömertin yemeği şifa, cimrinin yemeği hastalıktır.

 El emeği, göz nuru, alın teri ile helal kazanç yiyin.

 Sağlık varlıktan yeğdir. üstündür. Atasözü

 Uyku uykunun mayasıdır. Atasözü

 Can boğazdan gelir. atasözü   (kararında yersen)

 Bir dirhem et, bin ayıp örter...Atasözü

 Ayağı yürüten baştır. Atasözü

 Başın sağlığı, dünya varlığı...Atasözü

 Açık yaraya tuz ekilmez. Atasözü

 Kılıç yarası iyileşir, dil yarası iyileşmez. Atasözü

 Demir nemden, insan gamdan çürür...Atasözü

 Dertsiz baş olmaz...Dert saklayanda kalır...Dert çekene göredir...Atasözü

 Derdini söylemeyen derman bulamaz...Atasözü

 Hastalık kantarla girer, miskalle çıkar...Atasözü

 Hasta olmayan, sağlığın kadrini bilmez...Atasözü

 Hastaya yatak sorulmaz...Atasözü

 Sağ baş yastık istemez...Atasözü

 Zaman büyük bir ilaçtır. Atasözü

 Toprağa basın.Vücuddaki fazla elektriği toprak alır, derler büyükler

 Musıki ile tedavi yapılmış osmanlı zamanında hastalara

 Akan suyun, derelerin dinlendirici sakinleştirici özelliği vardır.

 Yeşil'e, mavi'ye, beyaz'a güzel'e bakmak dinlendirir.   Güzele bakmak sevaptır. Atasözü

 Baygınlık halinde olan kişiyi, sırt üstü yatırmayın.sağ tarafına yatarın.dili boğazına gidip, nefes alamaz.Bayılan   çoçukları ayaklarından tutup baş aşağı sallarlarmış. Dilin nefes borusunu tıkamasını önlemek için.

 Bayılan kişinin burnuna kolonya ve amonyak koklatmayın.Kişi oksijen hava alsın.

 Nemli rutubetli yerlerde oturmayın.Havadar yerlerde bulunun.

 Bilgi, İlim çinde dahi olsa gidip öğreniniz.(p.a.s.) bu tıpda olsa

 Yedi'ye kadar sütlü, Kırk'a kadar etli, ölünceye kadar otlu ye sağlık için.

 Cereyanda kalmayın. hastalığa davetiye çıkarır.

 Gece kalkıp su içilmez,içilirse dertden geçilmez...Atasözü

 Anadolu’nun pek çok yöresinde olduğu gibi köy ve ilçelerde de hastalar doğal ilaçlarla da iyileştirilmeye çalışılır.   Bu örneklerden bazıları:

 HER ŞEYİN AZI KARAR ÇOĞU ZARARDIR.CAN BOĞAZDAN GELİR. DENGELİ BESLENME İLE

 Darulşifa, hekimlik okuluydu.

 Lokman hekim ve İbni sina ilaçları: merhem, hap, çay, şurup, macun, toz, çiğ, yakı,
 lapa, lavman, tütsü,damla,   fitil,tampon, yağ, bandaj, kül şeklinde hazırlamışlar.
 Buhar banyosu, masaj ve bitkilerle tedavi yapmışlar.   Alıntıdır
 Yağlar: bademyağı, susam yağı, zeytinyağı,fındık yağı gibi

 İlkel insanın ecza dolabında, şifalı bitkilerin yanısıra, ağrıları dindirmek ve küçük ameliyatları kolaylaştırmak   için kullanılan (anestezik) yeri adam otu suyuyla ovulmuş, alkol, afyon, coca, kenevir, kürar Prehistorik dönem   hekimi ve yaralı tedavisi gibi uyutucular da bulunurdu. Alıntıdır.


 Osmanlı döneminde kurulmuş ilk hastane, Osmanlı beyi Yıldırım Bayezid, tarafından 4 yılda yaptırılarak 1399   yılında hizmete açılan bursa yıldırım Dârüşşifâsınıd yaptırdığında [1399], dârüşşifâda ve

 sarayda çalışması için Mısır sultanı Berkuk’tan hekim istemişti.

 Kütahya’da

 Germiyanoğlu Ya’kûb bey tarafından yaptırılan imaretin taşa kazıtılarak duvara

 konan Türkçe vakfiyesindeki “ve dahı anda kim haste olası olursa, ana hekim getüreler,

 ‘ilâc itdüreler ve hekim hakkını vireler ve edviye bahâsın vireler” satırlarından

 anlaşıldığı üzere, hastalananların muayene ve tedavileri ücretsiz yapılıyordu.


 Antik Yunan ve Roma dönemlerinde Hippokrates ve Galenus tarafından temellendirilen

 ve “zıtlar zıtlarla iyileştirilir” “benzer benzeri tedavi eder” Alıntıdır.


 Bazı hatmi çiçeklerinin kökleri ve çiçekleri hekimlikte kullanılmış.

 Mesela, marul, nilüfer, itüzümü, lüffah ve afyon uyutucu;

 ebegümeci, hatmi, kudrethelvası, pazı ve yer fesleğeni yumuşatıcı;

 et kuvvetli ve kabız yapıcı;

 fasulye laksatif ve su çekici;

 deniz ürünleri kuru ve hafif;

 peynir kuvvetli ve besleyicidir.

 Klasik tıp kitaplarında her biri ilaç kabul edilen

 bitkilerden gıda olarak kullandıklarımızdan bazılarının özellikleri şöyledir:

 “Buğday yubûsetde rutûbetde mu‘tedildür harârete mâyildir arı buğday aşı

 âdemin yüzi nûrun arturur buğdayı acla çeyneseler ve sevdâvî şişlere yakı ideler

 şişin gidere eger kuduz it ısırduğına vurulursa ziyânın giderür ammâ eger hâmla

 yiyeler ma‘deyi harâb ider ve içegüyi yil ile toldurur ve karında kurt tevellüd eyler

 ve buğdayın kabın giderüb aşın bişürüb yiyicek âdeme kuvvet virür ve menîyi

 arturur ve içegüyi berkidür.”

 “Arpa bârid ü yâbisdür anun cevâvı ıssı sayrulıklara müfîddür ma‘dede tiz hazm

 olur ve endâmlara nüfûz ider kuvvet virür mu‘tedil kan eyler sovıdıcıdur susalığı

 giderür yüregi sovıdur ıssı sıtmalara nâfî‘dür karın sıflın ter ider ezer çıkarur ve

 ahlatun tîzligin giderür sidik yolından sürer def‘ider ammâ sovuk mizâclulara

 kerefis suyıyla kaynadub vireler ziyân iderse ıslâhı gül-be-şeker iledür.”

 “Birinc evvel derecede hâr u yâbisdür gıdâsı eyüdür hafîdür tabî‘atı kabz ider

 benzi hoş ider ve semürdür kanı sâfî eyler ve sahhac-ı em’âya müfîddür ve gıdalarun

 yigregidür ve nâfi‘dür.”

 “Mercimek evvel derecede bâriddür ikinci derecede yâbisdür yil eyler sevdâyı

 arturur gevdeyi kızdurur erliği kem ve göze ziyâh ider ammâ kanı sâkin eyler

 sovıdur.”

 “Bögrülce bârid ü yâbisdür balgamı arturur yil eyler tabî‘atı yumşadur. Ma‘deye

 ve başa yaramaz ammâ menîyi arturur gögüse ve öykene eyüdür ve hayzı açar.”

 “Boy tohmı evvel derecede yâbis ikinci derecede hârdur balgamı keser cimâ‘ iştahâsın

 getürür ve sovuk şişleri açar ve öykeni balgamdan arıdur ve içegüden yilleri sürer.”

 Gıdaların vücut salgıları üzerinde farklı etkileri olduğundan, hastayı iyi beslemek

 ve vücut salgılarının dengesini sağlamak açısından diyet önemliydi. Baharatın

 etkisi diğer gıdalardan daha fazlaydı. Dolayısıyla, tedavide hızlı ve köklü

 değişiklikler yapmak, beklenmedik bir hastalığı kısa zamanda tedavi etmek için

 baharat kullanılırdı. 


  Vücud ekşiyi tuzlu ve tatlıyı dengeli yemesi gerekiyorki tatlıyı şekeri fazla kaçırınca
  vücudun bağışıklık sistemi bozuluyor.

...KANTARON YAĞI...
...Binbirdelik otu...


Kantaron otu yol orman ve tarla kenerlarında , çayır ve tepelerde Temmuz ayından Eylül ayına kadar çiçek veren bir bitkidir.Ülkemizde mayasıl otu, yara otu, kan otu, kılıç otu diye bilinir.
Kantaron yağı anti-viral ve anti-bakteriyel özellikleridir.
Morarma, iltihap, yanık ve kapalı yaralarda, kaşıntıya, saç dökülmesine, kırışıklara, faydası varmış.
Kantaron çayı, mide ağrılarına faydası varmış.
Cam kavanoz içine iyi bir zeytinyağını ve kantaron çiçeklerini koyup güneşte yirmi gün bekletince kırmızı renk alıyor.


...HAŞHAŞ KOZAĞI...

Haşhaş, (Papaver),
Haşhaş bitkisi (papaver Somniferum L.),

Gelincikler familyasından tek yıllık bir kültür bitkisidir. Ana vatanı ön Asya olup 3000 yıllık bir tarihe sahip afyon ve yağ elde edilen bir bitkidir. Yumuşak yapraklı ve çiçekli, 1,5 metreye kadar uzayabilen Haşhaşın baş kısmından (kapsül kısmı) afyon, tohumlarında da haşhaş yağı çıkarılır. Kapsülün içinde çok miktarda tohum vardır. Afyonun elde edilişi, haşhaş meyvesinin baş kısmı özel bir bıçakla çizilir. Belirli bir süre sonra kesilen bu yerlerden beyaz süt çıkar. Beyaz süt akarak güneşte katılaşır. Bu haline afyon denir. Algı denilen özel bir kaşıkla bu süt toplanır. Süte benzer bu beyaz sıvının güneşte katılaşmış ve esmerleşmiş şekline afyon denir. Bu üründe morfin, kodein, papaverin, narkotin, noskapin, tebain gibi alkaloid maddeler bulunur. Uyuşturucu özelliği olan bu ürün aynı zamanda zehirlidir. Alman Friedrich Sertuerner, 1803 yılında ilk kez morfin bireşimini (principium somniferum) yaptı.

Hekimlikte; ağrı ve sancıları giderici ve ishal kesici olarak özellikle diş ağrılarında birebir etkisi olan bu ürünün bitkisel tedavi ilaçlarında kullanılmaması salık verilir. Afyonun uyuşturucu özelliği nedeniyle ülkemizde ekimi izine tabidir. Haşhaş yağı, kaliteli bir yemek yağıdır. Çıkarılan bu yağ aynı zamanda kozmetik ve sabun sanayinde de kullanılır. Yağı çıkarılan bu tohumlardan kalan kısım küspe olup hayvan yemi olarak kullanılır. Afyonu çıkarıldıktan sonra geriye kalan haşhaş tohumunu direkt olarak hamur işlerinde kullanılır. Bildiğimiz haşhaşlı çörek en lezzetli olanıdır.

Haşhaş yağı: kokusuz olup yemeklik olarak, vernik üretiminde, ince boyacılıkta, sabunculukta kullanılır.

Haşhaş şurubu: 1kg suya 10gr afyon tentürü katılarak yapılan öksürük şurubu. Alıntıdır.

Afyon : Afyon yutulursa karın ağrısına iyi gelir. Uykusuzlukta haşhaş sütü kullanılmış. Alıntıdır

Haşhaş: halk arasında çok yenirse uyku verir ve alışkanlık yapabilir, diye bilinir.

Mide hazmını kolaylaştırmak için 1tatlı kaşığı kadar soda karbonatı 1bardak su ile içilir, yada maden suyu içilir.

Karın ağrısı için Peygamber as, bal şerbetini tavsiye etmiştir. ishal olana soğuk bal şerbeti, kabız olana sıcak bal şerbeti içilir. Karın ağrıdığında eskiden düz tuğla ısıtılır yada ütü ısıtılırdı. şimdilerde sıcak su torbası konur.

Safra kesesinde taş ve çamur olursa yumurta çok rahatsızlık veriyor.

İlancık: Vücudun birkaç yerinde meydana gelen şişmeye bağlı ağrılardır. Ocak diye tabir edilen kişilerin halk dilinde tutması ile yani ovalamasıyla geçer. Alıntıdır.

Bal antiseptik olarak, hiçbir şey bulunmadığı zaman, mikrop kapmaması için, yara üzerine sürülürmüş.

Su kenarlarında, nemli topraklarda yetişen ve soğuğa dayanıklı bir ağaç olan ak söğüt'ün kabuklarından elde edilen salisilatlar (aspirin) soğuk algınlığı ve romatizmada kullanılmaktadır.

 
Ağız ve diş eti sağlığı için : limon, tuz, karbonat ayrı ayrı veya birlikte kullanılır.

Ağız kokusu: karanfil, maydonoz, taze nane
Dişlerde çürük varsa, üşütmede ciğerden gelir, sarımsak yiyince


Bebeklerin anne sütünü 2yaşına gelmeden bırakmalı.Çünkü emerken kulağının içine süt kaçıp ağrı yapıyormuş.

 
Arı sokması: Arı sokmasında soğuk demir sürülür. Alıntıdır

Arı sokmalarında Amonyaklı su sürülür diye bilinir.
Acıyı kesmek için.

...ÇAM KÖKNAR AĞACININ SAKIZI, AKMASI, REÇİNESİ...
...çam sakızı çoban armağanı...



Çam reçinesi akması, boğaz enfeksiyonlarında antiseptik olarak kullanılırmış.

Çam sakızı mide rahatsızlıkları ve solunum problemi çekenlere karşı etkili bir yapıya sahiptir. Tadı her ne kadar biraz acı olsa da gerçek bir şifadır ve birçok sağlık problemlerine karşı güçlü bir etkiye sahiptir. Alıntıdır

Akma: Sarı çamların soyulmuş kısımlarından kendiliğinden çıkan, yapışkan, acımsı bir madde olduğundan bal ve leblebi ile karışımının aç karnına midedeki acı suyu aldığına inanılır. Alıntıdır 


Çam Sakızı Dişleri Geliştirir: Çam sakızı çiğnenir gibi tüketildiğine diş etleri gelişir ve ağız içerisinde bulunan zararlı plaklar temizlenmiş olur. Alıntıdır

Yara Tedavisi İçin Kullanılır: Çam sakızının ezilerek bir macun kıvama gelmesi sağlanmalıdır. Biraz su karıştırılması çam sakızının yumuşaması için yeterli olacaktır. Sonrasında çam sakızı yaraya sürülerek, iltihap kapması önlenir ve yara çabuk kapanarak kabuk bağlamağa başlar. Alıntıdır

Kuvvetli bir antiseptik özelliği taşımasından dolayı, yara üzerine sürülerek tedavi sürecini hızlandırılır. Alıntıdır

Mide Rahatsızlığını Giderir: Çam sakızı midede çekilen hazımsızlığın giderilmesine yardım eder. Ağır ya da yağlı yenilen besinlerin, midede rahat bir şekilde öğütülmesinde etkisi bulunmaktadır. Ayrıca mideyi kuvvetlendirerek, reflü gibi rahatsızlıklara karşı oldukça etkilidir. Alıntıdır

Solunumu Rahatlatır: Özellikle çam sakızının solunum yollarını açması, akciğerin iltihaplanması gibi olumsuz etkenlere karşı oldukça etkili ve güçlü bir üründür. Antiseptik bir yapısı bulunması yönüyle birçok yara tedavilerinde uzun zamanlardan beri kullanılmaktadır. Alıntıdır

Cildi Yeniler: Çam sakızı yüz kaslarının hareketlenmesini sağlar. Hareket halinde olmayan hücrelerin yüz çevresinde gelişimine katkı sağlayarak kırışıklık, cilt kuruluğu ya da yaşlılık belirtisi gibi sıkıntıları ortadan kaldırarak cildi yenilemektedir. Alıntıdır.

...YALAMUK, SOYMUK...




Yalamak:Eş Anl: Soymuk, sıyırmuk, yalamuk. Çam ağaçlarının gövdesinin soyulması sonrası akan beyaz, yapışkan ve tatlı olan bu sıvı ülser ile mide acımasına iyi gelir. Kuvvet verici olarak emilir ve çiğnenir. Alıntıdır.

Yalamuk: Çam ve köknar ağaçlarının tatlı iç kabuğu. Özellikle Karadeniz’in iç bölgelerinde yenir ve tıbbi amaçlar için kullanılırdı.

 
Çam akması: Eş Anl: soymuk, yalama, yalamık, sıyırmuk. Çam türlerinin gövdelerinin dış kabuğu soyulduktan sonra elde edilen kısım. Kuvvet verici olarak emilir ve çiğnenir. Mide ülserine iyi gelir. Alıntıdır.

Tatlı-tuzlu-acı ve suludur. Zamanla sakızlanır. Baharda dallara su yürüyünce zamanı başlar ve 15-20 gün içerisinde de biter. ağacı yıkmak şart değildir; bir bölümü soyularak da elde edilebilir. Alıntıdır.


...ÇAM AKMASI,  REÇİNE...




Çam akması,reçinesi, Dana yağırı: Çamın gövdesindeki kabuk aralarında gül kurusu rengine benzer, damla donmuş gibi yapışkan bir sıvıdır. Mide ve bağırsak yaraları ile çıban türü iltihaplara yararlıdır. Alıntıdır 

Verem hastalığında, kuvvetli yiyeceklerle beslenilir. Çam ve katran ağaçlarının sulu kabukları yenir.Alıntıdır

Çam gamalağı yenir.Alıntıdır

Çoban merhemi: terementi ve mumyağıyla yapılan yara melhemi



Arpacık: Arpacık çıktığında sarımsak sürülür. Alıntıdır

 
...GÜL SİRKESİ...



   Ateş: Ateşi düşürmek için el ve ayaklara sirkeli ve yeşil sabunlu su sürülürdü, ferahlatılır. Sarımsak, Bal

Annelerin dilinde şifa için,ayşe anamızın eli,yaşa fatma anamızın eli,yerin değil yurdun değil çık git çık git derlerdi. 


Kışın, akşam yatarken başınız soğuktan etkilenirse gözler çapak yapar.


Ayak yorgunluğu şişliği: ayaklar tuzlu ılık su içinde bekletilir.


Ayak mantarı: ayak mantarı bakteri ürettiği için kötü koku ve kaşıntı yapıyor. Bunun için ayak parmak aralarını katı el sabunuyla  2,3 kez sabunlanması kaşıntıyı ve kötü kokuyu giderir. Kaşıntıyı bakteriler yapıyor.Tuzlu suyda faydalıdır.


Egzama: Ellerde olursa kaşıntı ve bakteri ürememesi için sık sık sabun ile yıkayabilinir. 


Boğaz ağrıları: tuzlu karbonatlı su ile gargara yapılır.Ilık su içilmesi tavsiye olunur.
Bademçikler şişince, bir tülbent katlanır üzerine pamuk yerleştirilir.Öğütülmüş karabiber ile ispirto veya kolonya dökülür.Boğaza sarılırdı.

Ses kısıklığı: çok soğuk ve çok sıcak şeyler yenmemeli.

...YOĞURT...



 Yoğurt 20 kadar mikrobu yok edebiliyormuş.Bebeklere 3 aydan sonra yedirilmeye başlanıyor. Uyutur. Kişinin midesi ülser gibi rahatsız ise dokunabilir. Ekşitebilir.


Balık yağı gibi: G.S. faydalı ama kullanımı zor olduğu için, pek kullanılmayan.


Balık yağı: Büyüme bozukluğu olan çocuklara içirilir. Kilo almak için de kullanılır. Alıntıdır


Balığı süt ve yoğurt ile yemeyiniz. Balık bayatsa vucudta ala hastalığı olabiliyormuş.Şimdilerde taze tutulmuş balık üzerine krema ,kaşar ve tereyağ ile pişiriyorlar.



Baş ağrısı: Baş ağrıdığında ya bir soğuk patates dilimlenerek alna konup üzerinden geçen bezle bağlanır ya da soyulan salatalığın kabukları alna ve şakaklara yapıştırılır veya alna sirkeli bez konur.

Bıldırcın yumurtası: allerji ve öksürükte kullanılırmış. Alıntıdır. 

Çiğ süt : Akrep ve yılan sokmalarında çiğ süt içirilir. Alıntıdır

Diş ağrısı: ağrıyan yere tuz, kolonya veya aspirin, karanfil ve yağı, konur ya da afyon yutturulur. Sigara tütünü konur. rakı ile ağız çalkalanır. Alıntıdır

Diş çürümesinde sirke ile ağız çalkalanır, tükürülür.


 
...ÇÖREK OTU...




Çörek otu: ölümden gayrı her derde devadır.Şifadır.buyurmuşlardır.(p.a.s.)


Mantar, kudret helvası cinsindendir. suyu göze şifalıdır.buyurmuşlardır.p.a.s.

Kırkmaca: Dolama, çıban türü yara. Alıntıdır.
Dolama: tırnak yöresindeki yumuşak kısımların, bazende kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş.
Dolama : Soğanın tepesi kesilir, içi biraz oyulur, oyulan boşluğa iç yağ konur, ocaktaki sıcak küle gömülür. Pişen soğan ikiye bölünür, bez parçasının üzerine konur ve sıcak sıcak şiş olan parmağın üzerine gece yatarken kapatılıp sarılır. Sabah parmağın şişi ve acısı geçer. Alıntıdır
Eskiden dolama tedavisinde dolama otu kullanılırmış otsu bir bitki


 
...KATRAN...


...KARA HEKİM, PÜSE...

 Katran: Çıralı sarı çamın, teneke içinde yakılmasıyla ve tenekenin altını da az delip, delik olan yerin altına başka bir teneke konup katranın akması sağlanır. Tarlada ya da harman yerinde çalışmaktan dolayı çatlaya parmaklara sürülür. Hayvanlar için de kullanılır. Yaz başı keçi sürüsü bayıra çıkarken, kene olmasın diye keçilerin kuyruk altına sürülür. Alıntıdır


Küflü çivinin vucuda batmasıyla tetanoz olunabilir.

Kangıren: hayvanların süsmesiyle ve ihmalde olursa kangıren olabilir.

Hayvanlardan, süt ve peynir ile insanlara geçen hastalıklar var.
Sulama kanalları ve göletlerde oluşan sivrisinekler humma yani sıtmaya sebep oluyordu.


Çiğ et yiyen prehistorik dönem insanının bağırsaklarında parazit, dişlerinde

piyore, taş, erozyon, abse ve çürükler meydana geldiği; ömrünün 30 yıl kadar

olduğu tespit edilmiştir. Alıntıdır


Ayrıca, evcilleştirilen

hayvanların sütü, derisi, kürkü ve barınaklarındaki tozlar, tüberküloz

ve brusella gibi hastalıkların insana geçmesinde araç olmuştur. Alıntıdır


Diz boyu karda eve ulaşana kadar uyanık durmalısınız. Yolda uykuya yenik düşüp uyursanız uyuşup donarsınız.
Karda uzun süre yürüyen kişinin ayaklarındada donma olabilir.

...GELİNCİK ÇİÇEĞİ...



Gelincik yaprakları bir kavanoza konur.İçine su ve 1-2 limontuzu konur.Bir hafta bekler.Yapraklar kavanozun içinden alınır.Sonra şeker katılıp şerbet olarak içilir.İstenirse içine toz tarçın,yenibahar, hindistan cevizi, safran ekleyebilirsiniz.Korkuya iyi geldiği söylenir.

Gelincik: Yeşil tomurcuk halindeyken soğanla kavrulur, yemeği yapılır. 

Gelincik çiçeği olmadan da, yeşil kısımları yenir. Şifalı olduğu söylenir. Pazarlarda bulunur.


Piyan: Eş Anl: Biyam, boyam, miyan, piyam, meyan, tatlı biyan. Tatlı lezzeti olan kökleri tedavide ve meyan şerbeti hazırlamakta kullanılır. Alıntıdır.


Korkudan hasta olunabiliyor: köylerde evde beslenen köpekler, yabancı insanlara karşı evi aileyi korumak için saldırırlar. elinizde kendinizi korumak için bir çomak sopa bulunsun. Gündüz ve gecede.
Akşam çocullarınızı dışarı bırakmayın.şeytan peşinde gezer. (p.a.s.)


Kına: El ve ayak çatlaklarını iyileştirmede ve saç boyamada kullanılır. Düğünlerde gelin ve damada kına yakılır. Kurbanlık hayvanlara sürülür. Çatlaklar püse sürülerekte tedavi edilir.Alıntıdır

 

...KİL...




Eskiden sabunun olmadığı yerde kil ile saçlar yıkanırmış.Kil önceden ıslatılıp karılır.
Saçlara sürülür ve durulanır.Kil saçlara yumuşaklık ve parlaklık verir.
Kilin saçları güçlendirdiğinede inanılır.


Kepek: Kepekli saçlar sirkeli su ile yıkanır. Alıntıdır.
Bol su içilirse cilt kuru olmaz nemlenir.

 
...ZEYTİNYAĞI...


 

Kuranı kerimde Allah and olsunki zeytine diyor. şifasıda biliniyor.
Kabızlık: Büyükler için, kalem inceliğinde,fitil büyüklüğünde 2cm, sabun makat e konur.Sonra kaka dışkı kolay olur.Kabız olunmaması için bol su içilir. Kışın pırasa, lahana yemeklei yazın yeşil fasulye, bamya yemekleri yenmesi zeytin zeytinyağı, bol salata yenmesi tavsiye olunur. Kayısı Kavunda bağırsakları çalıştırır. Çayın kabız yapma özelliği var.İshal olanlar çayı fazla içebilir.
Kabızlıkta, çıblak ayak ile dolaşması istenir.

Kesikler: cilt kesik yaralara, tuz, yakılan bez parçası, sigara külü veya tütün basılırmış.Alıntıdır


Kıl kurdu: Nar

Tıp Tarihi

Aydınoğlu Umur bey adına tercümesidir.

Bu kitâba Şifâ-i Müntehab diyu ad virdüm..”

“..Ekşi nâr bârid ü yâbisdür, safrayı kat’ eyler, susuzlığı keser, mi’deye ve cigere

fâ’ide eyler. Hafakân giderür. Göñli ferâh eyler, suyı ishal eyler. Çekirdegi kabz

eyler. Tatlısuñ ve ekşisüñ bile yimek gerek kim, ziyân itmeye. Enârdan olan yil

tîzcek tahlîl olur. Enâruñ tâzesi tatlı ile ekşisin kim dahı yeşil iken kabın soyalar

ve dâne eyleyeler. Ve çekirdegi ile havân içinde döveler, suyın çıkaralar ve yüz

dirhem anıñ suyından ve yigirmi dirhem şeker katalar ve acele içeler. Tabî’atı

fazlalardan arıda, safranuñ acılığını gidere. Ve eger koca kişiler anuñ ifrâtından

zahmet görürse, anuñ ardınca turunç yiyeler ki, ziyân eylemeye.”


Kızık: İsilik, sıcaktan oluşan küçük sivilceler.

Yüzdeki sivilceler: tuzlu limon suyu sürülür. sabunlu su ile yıkanabilir.

Yağ bezeleri: çok yağlı hamur işleri, çerez ve kızartma yendiğinde oluyor. Bırakılınca zamanla ufalıp kayboluyor.
yüzde,krem renginde ciban gibidir.

Vucuddan kıl kopartmayın.Vucud tekrar yapıyor.Kopartınca kırmızı ince kılcal damarlar çıkıyor.

Su: balık gibi tuzlu ve çok şekerli gıdalar insanı susatır.Vucut fazla tuz ve şekeri su ile atmak ister.

Sular gerektiğinde kaynatarak içilir.

Soğan: hava değişikliğinde iyi gelir.


Sarımsak: antibiyotik özelliği biliniyor. Soğuk algınlığında


Saç için: E vitamini faydalı ve sarımsak

Süt ve yoğurdu ilaçlarla beraber yemeyin.ilaçların etkisini azaltır.deniyor
Çocukların habersiz, tatlı diyerek yedikleri ilaçların dokunmaması için yoğurt yediriliyor.

Çöğürdük: çövürdük yaprakları ve çiçeklerin dalları turşulara koku ve lezzet vermek için kullanılır. Kökleri çöven adıyla tanınır ve helvaya koku ve gevreklik vermek için kullanılır. 

Çöğür: Çördük. Eş Anl:Çöyür otu, çordik. Kuvvetli, kokulu bitki. Helva yapımında kullanılır. Yaprakları ve çiçekli dalları turşulara koku ve lezzet için kullanılır. 

Çovan: Eş Anl: Çöven, çoğan, çöğen, çöğür. Köklerin su ile kaynatılması ile elde edilen hûlasa. Köpük helvanın yapımında kullanılır. Pancara benzer bitki. 

Helvaların balgam söktürme özelliği olduğu biliniyor.Bedenen çalışanlara, emziren kadınlara, sporculara tavsiye edilir.

Bit'ler için eskiden böcek ilacı kullanılırdı.Şimdi eczanelerde şampuanları var.


Saçkıran: Önce deri çizilir, sonra sarımsak ezilerek sürülür. Alıntıdır

 
Solucan düşürme: Taze çiğ kabak çekirdeği aç karnına yenir. Alıntıdır

 
Sülük: Pis kanı, sever ve emer. Bilhassa çıbanlara karşı sülük kullanılır. Sülük yapıştığı yerden koparılmaz, kendiliğinden düşer. Alıntıdır

 

Uçuk: kaşığın sapı ısıtılarak uçuğun üzerine basılır. İnsanda  korku ve endişeli olduğu zaman çıkabiliyor.
Köy kapı mandalını sürerlermiş.Alıntıdır.

Dağlamak, sonradan men edilmiştir.(p.a.s.) Dağlayarak, dağılma riski olan yarayı kurutuyorlarmış.

Neşter, halk dilinde bıçak altına yatmak dedikleri, ameliyatlardada şifa vardır.(p.a.s.)

Kan vermek, aldırmak şifadır.(p.a.s) buyurmuşlardır. 

Terenin faydaları arasında yara ve yanıkların iyileşmesini hızlandırmasıdır. Alıntıdır.

Havuç diş etlerini güçlendirir. 

Havuç gözlere faydalıdır.

Havuç yara ve iltihapları iyileştirir. Alıntıdır

Havuç tohumlarından halk arasında gaz söktürücü, idrar artırıcı, adet getirici ve mide ilacı olarak yararlanılır. Alıntıdır.

Yanıklar: yanıklara yoğurt sürülürmüş. yanık yangınını alsın diye. Yanık otu yaraya bağlanır. Alıntıdır

Çok hafif yanıklarda sabun sürülebilir. yangını alsın diye

Bütün serumlar kandan üretilmez. Antikor içeriği olan serumlar hayvan kanı vasıtasıyla üretilmektedir. Bütün hastalara verilen normal serumlar elle üretilmiş serumdur ve su, tuz, şeker, aminoasit gibi vücudun ihtiyacı olan gıdaları karşılayıcı besin maddelerinden oluşur.

Serum, bol albüminli, sulu bir sıvıdır. İçinde ayrıca diğer azot bileşikleri (üre, amino asitler, kreatin, ürik asit), glüsitler (glikoz), lipitler (yağ asitleri, fosfoaminolipitler, steroller), maden iyonları (sodyum, potasyum, kalsiyum, demir) bulunur.



...MEŞE ODUNUNUN KÜLÜ...



Meşe ağacının külünü suda bekletip bu su ile çamaşır kaynatıldığı 2.olarak 1 bardak su içine 1 kaşık koyup bekletilip sadece suyunun hamurlar için kabartma tozu niyetine kullanıldığı 3. olarak eskiden yeşil sabun yapımında da kül kullanılırmış ve bol köpürmesi için çöğen eklerlermiş.


...YEŞİL SABUN...



Mikroplar için sık sık sabun kullanılır.
Vucudun özel yerlerinde soğuktan kaynaklanan
kaşıntılar için sıcak su ve sabun rahatlatabilir.
El yüz için limon kolonyası tavsiye edilir.

 

Sivrisinek ısırmasında: Kaşıntıyı azaltmak için sabunla yıkayıp kolonya sürülebilir.


Yumurta: Yeni doğan bebeğin ayak tabanında kızarıklık olursa, yağda pişmiş yumurtayla ayağı sarılır.
Yeni doğan bebek annesinin memesini almazsa başına yağda pişmiş yumurta konur ve sarılır. Alıntıdır

 

Kuş palazı:


Bel ağrısı: Bel ağrısını geçirmek için yapağı sarılır. Beli ağrıyan kişi yıkanmamış koyun yapağını beline üç gün süreyle sardığında ağrıları geçer. Alıntıdır

 
Penisilin (1928): Penisilin'in tüm ekmeğini Alexander Fleming yese de küfün antibiyotik etkisini ilk olarak 1896'da Ernest Duchesne keşfetmişti.
Tabii bilimsel olarak; yoksa taa Mezopotamya'ya, Maya uygarlıklarına dönmemiz gerek. Yani besin zehirlenmelerinin en önemli sebebi olan stafilokok bakterilerinin, penicillium cinsi küfle öldürülebildiğini kayda geçiren kişi Alexander Fleming'dir. Penisilinin tıptaki hayati önemi, ilk kez II. Dünya savaşı sırasında kanıtlanmış.

Eski insanlar ağrıyan yerlerine güneşte ısıttıkları taşları koymuşlar.

Soğuk algınlığı: Soğuk algınlığını gidermek için deri çekilir ya da arpa hamuru veya bal,ezilmiş hardal vurulur.

Soğuk algınlığını,sıcak tarhana, sarımsaklı kızılcık çorbası, sıcak içeçekler ve de bol meyve yiyerek atlatın.Yoğurt, Bal

Vucut terlesin diye sırta kısa süreli ince naylon konulurmuş.Viks kullanılırdı.

Vücut terlediği zaman, ishal amel olunduğu zaman, tuzlu,balık, şeker tatlılar fazla yendiği zaman su ihtiyacı fazlalaşır.Eski zamanlarda çocuklar ishal olunca fazla su içirilmiş diye suyu keserlermiş.İshalde bol sıvı alınır.

Susuzluk dudak kuruluğu yapar. Uykuda dilin damağa vurmasında su ihtiyacı olabilir.
Çay harareti alır. Fakat su ihtiyacını gidermez, kabız yapar.

Sindirim sistemi gazlarında anason, kişniş, kimyon yaralıdır.


Mısır tıbbına göre hayatın esası solunumdu. Hayat bir rüzgârdan ibaretti. Bu

rüzgâr insanı yaşatan, sıcaklığı gideren, kuzeyin temiz, serin ve iyi edici havasıydı.


Deri çekme: Aşırı soğuk algınlığını tedavi etmek için uygulanan bir yöntemdir. Çok hızlı bir şekilde yüzülen koyun veya keçi derisi sıcağı sıcağına soyulan hastaya sarılır. Akşam sarılan deri sabah alınır. Alıntıdır

 
Arpa hamuru: Bir ölçü su bir ölçü süt karışımı kaynadığında içine arpa unu katılıp karıştırılır. Elde edilen hamur bir bez üzerine yayılıp, üzeri haşhaş yağı ile yağlanır, sırta veya göğse araya bez konmadan kapanır, sabah alınır. Soğuk algınlığına iyi gelir. Arpa hamuru kuvvetlidir, yedi derde devadır. O yüzden buğday hamuru kullanılmaz. Alıntıdır

 

Yakı: Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan,
beden ısısıyla vucuda yapışan, koyuca lapaya denir. Hardal yakısı da vardır.

Yakı: Tedavi yöntemi. Uşak tarhanası sıcak suyla karılıp zeytin yağı kekikle hafif ateşte kavrulur.
Karışım tülbentle ağrılı karın bölgesine sarılır mide üşütmesinde de tercih edilir. Alıntıdır.







Bal: Bal bez üzerine yayılır, istenirse pulbiber, karabiber konulur, sırta veya göğse kapatılır, sabah alınır. Soğuk algınlığına iyi gelir. Siyah turp'un ortası oyulup bal konur 1,2 gün bekletilip yenir.Süt ile gül hatmi çiçeği kaynatılıp içilir.


Mesir macunu: içinde 41çeşit baharat olduğu için şifası bilinir.


Tuz: doğumdan sonra bebekler koltuk altları,kasıkları çok hafif tuzlu su ile silinirdi.


Yel tedavisi: Pekmezle acı sivri biber (yaş veya kuru olabilir) kaynatılır, iki bez arasına alınır, yel üzerine vurulur. Alıntıdır

 
Vucudda sonradan çıkan pembe benler: uyarı olabilir.


Gelişme çağındaki çoçuklara gecenin bir saatinde uykudan uyandırılıp bir su bardağı süt içine bir yumurta sarısı (çiğ), biraz bal ilave edilerek içirilirdi.


Böcek ilaçlarından,çok yoğun parfüm,detarjanlı ortamlardan etkilenen burun içi için ve
Temizlikte tuz ruhu, çamaşır suyu kullandıktan sonra burunda yanma olursa 1tk tuz ve az su karıştırılarak burun yıkanır.Asiti solumayın. Doğal şeyler kullanın.İnsana oksijen, temiz hava gerek.Oksijensiz yaşam olmaz.Kullanılmayan kuyu ve mağara gibi yerlerde gaz birikimi varsa önce insan bayılıyor ve ölüme sebebiyet verebiliyor.Parfümünde içeriği bilinmeli.Sobada yanmayan kömürün çıkardığı gaz ve tüp, doğal gaz kaçağı, hem patlamaya, hem zehirlenmeye ve ölüme yol açabilir. 


Hadisi şerifte peygamber as hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz.buyurmuştur.
Peygamberimiz mallarını zekat ile temizleyin.Belaları dua ile reddedin.buyurmuştur

Tüm bunlara rağmen iyileşmeyen hastalar hocaya götürülür okutulur. Felçliler ve çocuğu olmayanlar yatırlara giderek adakta bulunurlar. Muska, üfürük, büyü geleneği günümüzde hemen hemen tamamen kalkmıştır. diyebiliriz. Alıntıdır

 
Kırık-Çıkık: Yörükler kırık-çıkık konusunda deneyimlidirler. Kırılan veya çıkan yeri doğrultarak, düzeltilen kemiği kamış veya tahta çıtayla bağlayıp üzerine rendelenen sabun ve yumurtanın beyazıyla hazırlanmış bir tür macunu alçı gibi sürülüp sarılır. Kırık çıkık sarmada zift te kullanılırmış. 

 
Kırıklar un ve bal karışımına bulanmış sargı bezleriyle sabitlenmiş,bu karışım kuruyarak sertleşmiş ve tesbitte faydalı olmuştur.Günümüzde ise alçı kullanılarak devam etmektedir.


Zatürre-Sancı: Koyun derisine koyunun iç yağının balla karıştırılmasıyla elde edilen sıvı sürülerek ağrıyan yere bağlanır. Alıntıdır

Eski zamanlarda insanlar, kurşun kaplı kaplardan zehirlenmişler.

Kalaysız bakır kaplar yemeği çalar derler.Yemeği bozar, zehirler derler.


Kurşun Yarası: Kurşun, sıcak katranın (püse) yaranın üzerine sürülmesiyle çıkartılır. Mikrop kapmaması için  tekrar yaranın üzerine Katran sürülür. Alıntıdır

Kola içeriğinde korbon dioksit var.Onun için asitli, gazlı içeçek deniliyor. Üzerinde yazar.

Sancı-Sızı: Tere otu, ayvadan ve yarbuz su kenarında yetişen nane, gibi çeşitli otların döğülmesiyle hazırlanan macun sızlayan yere sürülür. Alıntıdır


Katarak: göz bulutu, göze perde indi denilirdi. Kolay tedavi ediliyor şimdilerde. Eski roma devrindede tedavisi yapılıyormuş

Gözlük ilk kez 1280 yılında İtalya’da yapıldı. İlk gözlükçü dükkanı ise 1783'de Philadelphia'da açıldı.

İnme: felç için söylenilirdi.


Pişik: yakılan kuru sazın külü pişiklere sürülür.Alıntıdır.


...ISIRGAN, GİDİŞGEN OTU, DALAĞAN,GİCİRGEN...




Gidişgen otu: “Isırgan” Kaynatılmışının içilmesiyle kabızlık, şeker, basur, bağırsak enfeksiyonları, cilt problemleri, eklem ağrıları ve saç bakımında etkilidir. Kansere de iyi geldiğine inanılır. Alıntıdır.

Isırgan: alternatif tıpta aranan ot. yoğurtlu çorba üzerine nane yerine kullanılır. çayı yapılır.

Isırgan otunu, zeytinyağının içine koyup onbeş yirmi gün güneşte bekletip romatizma için kullanılabilir. Önce vücudun küçük bir yerine sürüp deneyin.Alerjisi olan kullanmasın.Hafif yanma hissi olabiliyor.Isırganın özelliğinden kaynaklanıyor.

Çay otu: Eş Anl: Ot çayı, Yayla çayı. Ada çayı, dağ çayı. Kokulu ve çalı görünüşünde bitkilerdir. Çay gibi hazırlanır ve içilir


Müshil, Sinameki otu: kabız olunca kuru yapraklar ufalanıp 1bardak su ile yutulur yada çay gibi demletilip içilir. 

Guatır. mineralle bağlantılı olduğu anlaşılmış.İyot, tuz eksikliğinden oluyor. köz patlıcan rahatsız yapıyor. şekerli gıdalar fazla alındığında ve az tuzlu yenince çıkabiliyor.



Doğum Ağrısı: 

 1)Koyun veya keçi kesilip derisi sıcak olarak hastanın karnına sarılır. Alıntıdır

 
2)Bodurmahmut adı verilen bitki kaynatılıp suyu içilir. 

 
3)Kekik yağı şekere iki damla damlatılır, şeker yenir. Alıntıdır

 

Göz Ağrısı: 

 1)Çakır dikeninin çiçeği ezilir. Loğusa kadının sütüyle karıştırılıp göze damlatılır. Alıntıdır

 
2)Göğ taş ve polat şekeri kullanılır. Alıntıdır

 
3)Göz'e Çam is'inden yapılmış sürme çekilir. Alıntıdır

Tavuk karası,gece körlüğünde (kızartılmış yada pişirilmiş öküz,sığır çiğeri) ciğer, domates suyu,balık,yeşillik,yumurta, süt, havuç suyu, A-C-Evitamini, yaban mersini

Göze içtiğimiz çayın buharını tutarlardı.

Otobüs Uçak gibi uzun seyahatlerde Klimalar hasta yapıyor.Gözlere dikkat.

Enseye limon sürülebilir. Göze 1 damla limon damlatılabilir. 1damla, 1fiske tuz ile su karıştırılarak damlatılabilir.

Hardal tohumu hekimlikte idrar söktürücü, kusturucu olarak kullanılırmış. Alıntıdır.

Böbrek Taşı Düşürmek: Binbaşı otu kaynatılarak suyu içilir.Alıntıdır 

Böbreklerin çalışması için bol su içiniz. Karnabahar haşlanıp yenir.

Böbrek kumu: kuş ekmeği bitkisi çay gibi demlenip içilir. Alıntıdır

Böbrek taşı ve kumu için Asitli içeçekler, kahve, çikolata az yiyin. Maydonoz


Kulak Ağrısı: Sedef çiçeği dövülüp un haline getirilmiş halde, zeytinyağıyla karıştırılır. Süzüldükten sonra bir kap içinde kaynatılır. Soğuduktan sonra kulağa damlatılır. çocuklardaki kulak ağrılarında ise kulağa birkaç damla anne sütü damlatılır.Alıntıdır.


Ayran: calsiyum olduğu için kemik irimesine faydalı olduğu biliniyor. Araç kullanmadan önce içmeyin uyku gelebilir.


Bere için: bere üzerine çiğ et sarılır. Çoçuklar düşüp bir yerleri şişerse ekmeğin içi alınır,ağızda iyice çiğneyip hamur haline getirilip şişen yerin üzerine sıvanır,bekletilir.Bir süre sonra şiş iner.

Kuru üzüm berelerede sarılıyor.

Kuru üzüm dahı oldı germ ü ter Âb-dâne bögrege ol nef ‘ éder

Lîk hayli kılur ishâle meded Kanı göyündürür ey cân-ı cesed

Def ‘ éder anun dahı zarrın hıyâr Dinle Tutmacı’dan olsun yâd-gâr


Ceviz ve balıkta omega 3 olduğu için beyin zihin için faydalı olduğu biliniyor.


Hurma:


Zeytin ve incir: kuran'ı kerimde Allah zeytin, incir, üzüm'ün şifalı olduğunu bildiriyor.



Kuru siyah çekirdekli üzüm'ün kan yapıcı özelliği bilinir. Gözün alt kısmındaki deriyi aşağı çekince çoçukların kansız olup olmadığını bilirlerdi doktorlar.


...KEKİK...
Mayıs aylarında dağların yamaçlarındaki çiçeklenmiş taze kekik

                          

Kekik: şifalı olduğu biliniyor. Çeşitleri var. Güney illerde zahter de denir.Çay gibi demleyin.

Çam kekiği: Nefes darlığı ve iç hastalıklarında kaynatılarak içilir. Alıntıdır.




Kaplıcalar: şifa kaynağı olduğu gibi çok kalabalık olduğu zaman gözler mikrop kapabiliyor. Deri hastalıklarında da tavsiye edilir.

Vücuda kese yapmak, terleme, çamur banyosu,buhar banyosu,vücudu rahatlatır.

Kahve: uykuyu giderir. Ağız kokusunu alır. Çok içilirse çarpıntı yapıyor.


...LİMON...




Gemi ile uzun yola çıktıkları zaman insanların ağızları yara olurmuş.Karaya çıktıkları zaman limon yediklerinde iyileşirmiş.limonda c vitamini olduğu için ağız diş etlerine faydalıdır. Çok fazla yenirse kanı curultur.zayıflama yapıyor diye bilinir.

  C  Vitamini eksikliği iskorbüt hastalığına yol açar.


Yara:

 1)Kurutulmuş kanturun otu zeytinyağı ile karıştırılıp merhem haline getirilerek açık yaralara sürülür. Alıntıdır

 
2)Karabacak otu kaynatılır. Kepekle karıştırılarak lapa haline getirilip yaralara sürülür. Alıntıdır

 
3)Yanmış kav külü sürülür. meşe külü suyu. Alıntıdır

  Yaralar,hasır külüyle kapatılır.veya tuz basılırmış.(p.a.s )
  Yaralar iyileşmeye başlayınca tatlı tatlı kaşınır.


  Öksürük, bronşit için: Karakovan balı yedirilir.
  Kurutulmuş kanturun otu ve turuncum ile bitkisi çay gibi demlenip içilir. Alıntıdır

 Bal, tereyağ,ezilmiş çörekotu karıştırılıp günde 1 2 kaşık yenir.

 Bir kaşık bal, bir kaşık limon suyu ile karıştırılarak içilir. 
 Elma, ıhlamur, limon kabuğu ile birlikte kaynatılır, içilir.
 Maydonoz kıyılır içine limon suyu az sirke az zeytinyağı az tuz ile yenir.
 Maydonozda C vitamini vardır.


 Mide: Kurutulmuş kanturun otu çay gibi demlenip içilir.
 Az içiniz. zararı olabilir. Alıntıdır

 
 Nefes Darlığı: Eflatun çiçekli titrek çiçeği çay gibi demlenip içilir. Alıntıdır

 
 Şeker Hastalığı: Yavşan çiçeği çay gibi demlenip içilir. Alıntıdır


 Dağ eriği, pestil 


 Herşey zehirdir.Zehirsiz hiçbir şey yoktur.Ancak belirli dozda oşey zehirsiz olur.
 Şifa olur.Azı karar, çoğu zarardır.


...AYVA DENESİ-CİVAN PERÇEMİ...



Ayvadana: civanperçemi. Yaban nanesi yaprağına benzer yapraklı, sarı, acı, çiçekli bir yabani ot. Mide rahatsızlığında ve kaynatılarak suyu içilir.

Nezle-Grip: Kuşburnu meyveleri çay gibi demlenip içilir. Sarımsaklı kızılcık tarhanası yenir. Cvitamini alınır.


Nane limonayvadenesi, kekik, ıhlamur, hatmi çiçeği, zencefil kaynatılıp içilir. Osmanlı zamanında hamamdan çıkınca, Mideye dokunmuyorsa lahana turşu suyunu içerlermiş.  ılık süt tavsiye edilir.

Dübeşçe: Papatya: Mide ve boğaz ağrısı yanında idrar söktürür antiseptik özelliği vardır. Alıntıdır.

Halk dilinde nezle'ye dumağı, duma, grip, öksürük, bronşit, zükam, nevazil, ingin denir.
Tavuk çorbası ve işkembe çorbasında şifa vardır, derler. 


...IHLAMUR...





Mor olan meyve ve sebzelerin daha şifalı olduğu söyleniyor.Mor lahana,siyah üzüm,mor havuç,kırmızı soğan gibi

 
Patates: çocuklar demir para, düğme gibi şeyler yuttuğunda haşlanmış patates ve lokum yedirilir. Kaka ile çıkması için


Karın Ağrısı:

 1)Yayla çiçeği, oğlanotu, kekik, katran ve arpa unuyla yoğrulup yakı yapılır. Çocukların karnına sürülüp sarılır. Alıntıdır

 
2)Bir soğan soyulur. İçine tütün, katran, ardıç çekirdeği ezilerek konur, toprağa gömülür. Gerektiğinde topraktan çıkarılarak ilaç olarak kullanılır. Alıntıdır

Mide Suyu: Kazayağı otu kıyılıp kaynatılır ve unla karıştırılarak hastanın karnına sürülüp sarılır. Alıntıdır

Bodurmahmut otu: Kısa mahmut otu. İştah açıcı karın ağrısı, mide bulantısını gidericidir. Grip hastalıklarında çayı içilerek kullanılır. Güve için tütsü yapılır. Alıntıdır.

Islatılmış nohutun mide safrasına iyi geldiği söylenirdi.


Sarılık:

 1)Sarılık ağacının suyu kaynatılarak içilir. Alıntıdır

 2)Kırksinir otu kaynatılır ve içilir. Alıntıdır

 

Kötü Yara: Göğündüre otu kaynatılır, sıcakken yaraya bağlanır. Alıntıdır

 

Güneş Çarpması:

 1)Hayvan derisine sığır tersi konur. Hasta bu deriye sarılır. Alıntıdır

 2)Kara eşek kanı içilir. Alıntıdır

 

Baş Ağrısı: Başka ufak bir yer ustura ile kazınır, kızgın usturayla dağlanır ve tuz basılır. Alıntıdır

 
Y
aşıdan: Başı su toplamış özellikle el, kol ve yüzde oluşan çıban.Alıntıdır.

Yakma: Ellerde ve yüzde çıkan kızıllık, bir tür cilt hastalığı, kara çıban.Alıntıdır

Alazlama: Yüzde ve vücutda çıkan çıbanlar, kızartılar. Alıntıdır.

Bezeme: Vücudun heryerini saran, kaşıntı yapan, kızartılarla beliren bir deri hastalığı.Alıntıdır. 

Çakma: Deri hastalığı, yara, çıban.Alıntıdır 

Dalak kıyma: Dalak şişmesi ile karında oluşan ağrı, sancı.Alıntıdır 

Kaplama otu: İri yapraklı, dalak kıyma hastalığında dövülür iyice ezilir ve ağrılı bölgeye serilir.Alıntıdır.

Dana burnu: Parmakta çıkan bir çeşit çıban, yara.Alıntıdır.


Engi: Ağız içinde, diş etinde ve özellikle üst damakta oluşan kabarık ve şişme. Alıntıdır

Hak: Dil üstü veya kenarında sivilceye benzeyen acı veren rahatsızlık.”Dilinde hak çıktı”veya “Hak bitti” diye tanımlanır. Alıntıdır.

Kara yonca: İç hastalıkları iltihaplanmalarında çayı içilir. 


Eşi çıkmak: Ani hareketlenme veya ağır kaldırma sonucu göbek bölgesinde meydana gelen şiddetli karın ağrısı. Bilen kişiler o bölgeyi ovalamak ve göbeği burmak yöntemiyle yerine getirebilmekte. Alıntıdır. 


Gurdeşeni, gurt eşeni: Kurdeşen sıcaktan soğuğa çıkan insanın cildinde kaşıntıyla beliren kabarcıklar. Allerjik deri hastalığı. Alıntıdır.

Gulunç: Vücudun her tarafının tutulması. 

Yel: Ağrı, sızı, romatizma. 

İnme: Kısmi felç, nûzul.

İsorik: Siğil.

İstifâ: İstifrâ.

İtdirseği: Göz kapağında çıkan sivilce, arpacık.

Macca: İrin.Alıntıdır.

Morca: Vücudun belirli noktalarında göz göz olan sulu kabarcık. Kara üzüm dövülüp sarılarak tedavi edilir.Alıntıdır. 


Ölmez: Eş Anlamlısı: Alay çiçeği, altın başak, arı çiçeği, yayla çiçeği, yılan gülü. Çiçekleri bozulmadan uzun süre kalır. Çiçekli dalları idrar ve safra artırıcı ve taş düşürücü olarak kullanılır. Alıntıdır.

Ötürmek: Amel olmak, ishal olmak.

Pelin otu: Eş Anlamlısı: Acı pelin, acı yavşan, ak pelin, yavşan otu. Özel kokulu, acı, lezzetli ve sarımtrrak, renkli, çiçekli bir bitkidir. Yaprakları iştah açıcı olarak kullanılır.Alıntıdır.

Püren: Eş Anl: Koyunkıran, binbirdelik otu, kan otu, yara otu, mayasıl otu. 1-Kantaron. Çalı görünüşünde parlak sarı çiçekli bitkilerdir. Çiçekli dalların zeytin yağında bırakılmasıyla elde edilen hulâsa kantaron yağı adı altında yara iyi edici olarak kullanılır. 2- Süpürge otu. Çalı görünüşündeki bitkinin yaprakları kabızlıkta ve idrar artırıcı olarak kullanılır. Alıntıdır.

Sığırdili: Eş Anlamlısı: Arı çiçeği. Ispıt. Çiçekli dalları idrar artırıcı olarak kullanılır. Alıntıdır.

Sığırkuyruğu: Eş Anl: Öküz pörçüğü, sığır otu, sığır gözü. Şapırga, lâbada. Çiçekleri balgam söktürücü olarak kullanılır. Alıntıdır.

Su nanası: Nane. Yenmez, suyu içilmez. Güneş çarpmasında başa ya da ağrılı bölgeye dövülmüş bitki sarılır. Alıntıdır.

Taşdöven: Ayakta olan yara.Alıntıdır.

Tavşantopuğu: 1-Salep. 2- Tavşan elması. Olgun meyveleri yenir. 3- Tavşan kirazı. Eş Anlamlısı: Yabani mersin. Tavşan memesi. Kök ve yaprakları taş düşürücü ateş düşürücü ve iştah artırıcı olarak kullanılır. Alıntıdır.

Tavukgötü: El ve ayakta olan nasır, çıbansı siğile benzeyen çıkıntılar. Alıntıdır. 


Çıban: yaralarına Pişmiş soğan sarılır.


Soğanın içine sabun,bir parçacık da nişadır konulup pişirilir.normal sıcaklıkta yara yada çibanın üzerine bağlanır. Alıntıdır.


Şap: ciltte, traş kesiği yada parmak kesiğinde kanı durdurmak için büzüştürücü olarak kullanılırmış.ve tuz


Nişadır:

Açık kab'a it değer. Atasözü
Köpek bir kabı yalarsa onu yedi defa yıkayın. Yedi kerenin birinde toprak ile yıkayın.(H.Ş)


Kuru olan ot sac üzerinde hafif yakılır. Dumanı etrafa yayılır. Koklanır.

Korku için: elin baş parmağı ile damağa bastırılırdı.Su içirilir. Eskiden korkulukta çıkartılırmış.

Ballıbaba: Çiçekleri beyaz, kırmızı veya mor renklidir. Eş Anl: Ballık otu.
Topraküstü kısımları kabızlıkta ve kuvvet verici olarak kullanılır. Alıntıdır.

Burç: Eş Anl: Ökse otu. Kışın yapraklarını dökmeyen yarı asalak bir bitkidir.
Yaprak ve dalları tedavide kullanılır. Alıntıdır.

Cırtlangıç, cırtlangaç: Eş Anl: Eşek hıyarı. Özellikle sinüzitte patlatılarak çekirdekleri çıkarılıp sıvısı buruna 1damla damlatılan bitki. Alıntıdır.


Madenci hastalığı olan silikozis, maden buharının solunmasından kaynaklandığı ortaya çıkmış.

Ayağı sıkan ayakkabı, sürekli giyilirse, tırnaklarda farklı şekil alma ve kararma yapabiliyor.

Bıçılgan: Meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarında ter, kir, çamur sebebiyle çıkan sulu yara. Alıntıdır.

Döğün otu (döven): Dövülerek ayak ve bacaklardaki hastalıklı bölgeye sarılır. Kabarcık halinde iltihabı toplar ve dağıtır. Alıntıdır. Eskiden romatizma için kullanılırmış. Yapanlar bir damla damlatırlarmış. Kemiğe kadar işleyen yaralar yapar.Sakın denemeyin.

Karabaş otu: Eş Anl: Keşiş otu, yalancı lavanta çiçeği. Baş ağrısı ve bağırsakların temizlenmesi gayesiyle kaynatılarak içilir.

Karakovuk: Eş Anl: Çengel sakızı, karakovruk. Kökünden sakız elde edilmektedir bu sakıza çıtlık, cırtlık, çingene sakızı veya dip sakızı adı verilmektedir. Kumlu toprakta yetişir. karanfil kökü: Kök karanfil. Kurutulmuş kökleri karanfil kokulu olup çaya koku vermek için kullanılır. 






YÖRÜKLERDE HALK BAYTARLIĞI  

 Kaynak kişiler yörüklerdeki halk baytarlığını şöyle anlatıyorlar. Hepsi Alıntıdır

Ağıl ve Ahırları havadar yapın. Hayvan dışkılarının asiti, İnsan Akciğerlerine zamanla zararı dolunabilir.

Bosca otu: hastalanan büyük ve küçük baş hayvanların kulağı delinerek bosca otu sokulur.


Gökkuşağının, güneşin mor ışınları sabah saatlerinde hayvanlara zararı oluyormuş.öldürüyormuş.



Karıncaları evden uzaklaştırmak için dışarıya kadar ince yol olacak şekilde şeker koyabilirsiniz.



Kara sinekler akşam yanan ev lambasına gelirler.Ev lambasını söndürüp balkon lambasını yakınca dışarı çıkarlar.


Kaplumbağaya dokununca siğil atar diye bilinir.



Kurbağayı ilaç yapmak için öldürülmesine izin vermemiştir. (peygamber a.s)



Hayvan Zehirlenmesi: Nar ekşisi, şap, toprak, sarımsaklı yoğurt karıştırılıp hayvanın ağzından verilir. Karnına katran sürülür.

 

Deve Hastalığı: Develeri iyileştirmek için, soğan doğranıp sıkılır ve içine biber karıştırıldıktan sonra tülbentten geçirilir. Bu karışım deveye burnundan verilir. Soğuk algınlığı için kullanılır.

 

Hayvan Kızıl Kurt ve Kıl Kurdu: Nar kabuğu kaynatılır ve hayvanlara içirilir.

 

Hayvanların Ezik ve Çürükleri: Ezik yerlere katran sürülür.

 

Hayvanların Kan Tutması: Keçi ve koyunları kan tuttuğunda kulağı kesilir. Alıntıdır.

 

Hayvanların Şişmiş Yerlerinin Tedavisi: Kötek otu kaynatılarak hayvanın ağzına dökülür. Alıntıdır.

 
Ağıl ve Ahır'ın havalandırması iyi olmalı ki, hayvan dışkılarının asiti ciğerlere dokunabilir.


YÖRÜK İNANMALARINDAN ÖRNEKLER  Alıntıdır.  Eski türkler şaman'lığa inanıyormuş.

 

-Ziyarete, yatırlara ve ağaçlara dilek için bez ve saç bağlanır. Alıntıdır.

 

-Kumru, güvercin ve kırlangıç gibi kuşların vurulması günah sayılır. Güvercinin cennetteki huri kızlar olduğuna inanılır. Alıntıdır.

 

-Kaybolan eşya için kol okunur, kol büzülürse kayıbın bulunacağına inanılır. Buna kol karşılamak denir. Alıntıdır.

 ...ÜZERLİK OTU TOHUMU...



-Nazara çok inanılır. Bazılarının ışıklı bir göze sahip olduğuna, bu insanların kötü bir niyetle baktıklarında nazar değdiğine inanılır. Özellikle nazar değmesin diye karaçalı, dardağan, kördiken’den süs yapılarak mavi boncukla birlikte hayvanların boynuna takılır. Ayrıca deve boncuğu ve gök boncuk, hayvanlara ve çocuklara takılır. Nazar için üzerlik otu ateşe atılıp yakılarak insanlara ve hayvanlara koklatılır.

-Hadisi şerif: nazar, deveyi kazana, insanı mezara koyar. diye bilinir. 

...KURŞUN DÖKMEK...



-Nazar için kurşun dökülür, tuz yakılır ve nazar değdiğine inanılan kişilerin üzerlerinden çevrilir.

 
-Nazara karşı karaçalı taşınır.

 
-Yeni gelin aileye huzursuzluk getirmesin diye ayağının altı hafifçe yakılır.

 

-Öğleden sonra bereket kaçmaması için süt, yoğurt ve damızlık verilmez.

 

-Misafirliğe giderken acı ekşi yiyecekler gitmez.Tatlı ve meyve götürülür.


GÜNLERE AİT İNANMALAR  Alıntıdır

 

Pazartesi: Soğan, biber, tütün vb. acı şeyler hiç kimseye verilmez.Akşam evden başka eve götürülmez.

 
Salı: Salı günü iyi sayılmaz. Göç yapılmaz.

 
Çarşamba: salı ve çarşamba tırnak kesilmez. Ala hastalığı olur diye.Gecede tırnak kesilmez.


Perşembe: Çamaşır yıkanmaz. Alıntıdır.

 
Cuma: Çamaşır yıkanmaz. İkindiye kadar kül atılmaz. Akşamları kimseye bir şey verilmez. Arife günü çamaşır yıkanmaz. Banyo yapılmaz.

 
Yörükler, burunları soğuyup gözleri üşümeğe başladığında havanın soğuyacağına, rüzgarın çıkacağına ve yağmurun yağacağına inanırlar.

Lodosun gözü yaşlıdır. derler. Yağış getirir. 


Yörükler havanın bozacağını otlakta yayılan hayvanların yemelerinin hızlanmasından, bir araya gelip toparlanmalarından ve kuşların hep birlikte ötmelerinden anlarlar.




 
 
  Toplam 71646 ziyaretçi burdaydı!  
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol