Yörükler
Şehitli Yörükleri: Salihli ve Kula’dan Eğrigöz ve Akdağ yaylalarına göçerlerdi. Efirbaşı’nı yaylak olarak kullanan Şehitliler de vardı. Şehitlilere, Kula Yörüğü dendiği de olurdu. Şehitliler Karakeçili aşiretindendir, diğer bir ifade ile Kayı’dırlar.Hayvancılıkla uğraşan Yörükler vadilerin yüksek yamaçlarını ve dağlık bölgeleri seçmişlerdir. Karakeçili Aşireti, Oğuzların 24 boyundan Kayı Boyu’na mensuptur. Anadolu’da hemen hemen birçok köy bu boy, oymak ve aşiret isimlerinden hareketle adlandırılmışlar ve anılmışlardır.
Karakeçili aşiretleri birbirlerinden giyim kuşam, çalışma alan ve yöntemleri, sahip oldukları hayvanların türüne varıncaya kadar birçok alanda farklılıklar göstermektedirler. Bunlar arasında Kızılkeçililerin çadırları Alaçık, Karakeçililerin çadırlarının Karaçadır olması, ip bükmek için Kızılkeçililer “Kirman“ kullanırken Karakeçililerin “İğ“ kullanmaları, Kızılkeçililerin deve beslemelerine karşın Karakeçililerin kısrak, at, katır, keçi ve koyun beslemeleri gösterilebilir. Yörükler arasında diğer önemli bir ayrışma noktası da Kızılkeçililerin “Hünkar Elli“, Karakeçililerin ise “Oba Elli“ olmalarıdır. Yani kendilerini Bozok-Üçok gibi avam-havas olarak nitelendirmektedirler
Yörükler Beldesi Yörükleri; Bozokların, Kayı Boyunun Karakeçili alt boyundandır. Diğer alt boylar; Karakeçili, Kızılkeçili, Şehitli, Çaparlı, Kaçar, Yeni Osmanlı, Manavlı ve Tahtacı dır. Bu aşiretlere bağlı alt obalar da mevcuttur, bunlardan bazıları Topallı, Seçmezli, İbilli ve Araplı olarak sıralanabilir. Kasaba Yörüklerinin tamamı sünni meshebindendir. Yerleşik hayata geçtikten sonra dini daha yoğun yaşayabilmişlerdir.lam yüz bir adet köy kurup yerleşik hayata geçmişlerdir.
Göçebe olarak yaşayan Karakeçililer ,1862 yılında çıkarılan yerleşim kanunu sayesinde başta Batı Anadolu illerinde - özellikle de Balıkesir, Kütahya, Bursa, Eskişehir olmak üzere toplam yüz bir adet köy kurup yerleşik hayata geçmişlerdir.
Karakeçili Aşireti Söğüt'ten geldiğinde Bursa Kemalpaşa üzerinden Balıkesir yöresine giriş yapmış ve ilk olarak Kepsut'un doğusundaki dağ yaylalarına konmuş.Çakıllık Deresi Vadisinde kışları geçiren aileler yazları da Dursunbey yönündeki yüksek yaylalara çıkmış.1862 yılına kadar bu böyle devam etmiş.Bu tarihte çıkarılan zorunlu yerleşim kanunu ile akraba aileler birbirine yakın alanlarda yaklaşık yirmi tane köy kurmuşlar.Günümüzde Batı Anadolu'da Karakeçililerin oldukça yoğun yaşadıkları , sadece Karakeçililerden oluşan belli başlı bölge Kepsut Dursunbey sınırındaki Gelenduras Dağı ve civarı.Buradaki yirmiye yakın Karakeçili köyü dışa kapalı bir aşiret ve kültür bölgesi oluşturmuş. En son yerleşim kanunu 1862 yılında Bursa Valisi Ahmet Vefik Paşa tarafından çıkarılmış ve Batı Anadolu yörüklerinin çoğu bu kanunla zorunlu olarak yerleşik hayata geçmiştir.Göçebe hayata devam edenlere de sürekli göç ettiklerinden "yürümek" filinden türetilmiş "yörük" ismi verilmiştir.
Dağların Bekçileri : Yörükler" Yerleşik hayata ilk geçtiklerinde yörükler, ev yapımını bilmediklerinden "ÇATMA" adını verdikleri bu evlerde yaşadılar.Çatmalar ağaç kütüklerinin birbirine geçmesiyle yapılırdı.Damları topraktı.
Eydemir Çiftliği-Köyü = Bursa Valisi Sadrazam Ahmet Vefik Paşa ( Doğumu 1823 - 1891 ) zamanında Rumi 1270 Miladi 1855 de Kütahya 'lı
köyün ile uzaklığı 77km iken 68km olmuştur.
köyün ilçeye uzaklığı 21km
köyün rakımı, denizden yüksekliği 1200m'dir